Analiz

Bağdadi Sonrası DEAŞ Operasyonları: Nerede ve Neden?

Bağdadi’nin öldürülmesi üzerine, bu gelişmenin DEAŞ operasyon süreçlerine ne gibi bir etkisi olacağına dair birçok görüş belirtildi ve bu sebeple örgütün yapısında halel, işleyişinde gerileme görülüp görülmeyeceği üzerinde konuşuldu. Oysa örgütün faaliyetlerine dair günlük veriler gösteriyor ki operasyonlarda artış var ve Suriye içinde konuşlandırılmış DEAŞ hücreleri arasında koordinasyon iyiden iyiye güçlenmekte. Irak’taki taban oluşumda görülen yoğunlaşma da cabası: Örgüt burada Bağdadi öldürüldükten sonra 15 gün içinde 19 kayıtlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonların yoğunlaştığı bölgeler Diyala (10 askerî operasyon) ve Bağdat (3 operasyon) oldu. Kerkük, Ninova ve Enbar’da ikişer operasyon kaydedildi. Suriye’de ise 48 operasyon kayda geçti: Dyrizor’da 25, Rakka’da 8, Humus’ta 1, Haseke’de 10, Halep kırsalında 2 ve Dera’da 2 operasyon.

Örgütün Irak ve Suriye’deki operasyonlara paralel olarak uluslararası alanda da faaliyetlerini artırdığı görülmekte. Örneğin kimi raporlar Nijerya’da hemen her gün DEAŞ operasyonları gerçekleştiğini belirtiyor (10 operasyon). Mısır’da ise örgüt Sina Yarımadasında Mısır ordusuna karşı 11 operasyon gerçekleştirdi. Afganistan’da 7 operasyonla Taliban’a, 3 operasyonla Afgan hükümetine saldırdı. Orta Afrika Cumhuriyeti’nde 1, Kongo Demoktarik Cumhuriyeti’nde 3 operasyon gerçekleştiren örgüt ayrıca düzenlediği özel operasyonlarla a) Mali (biri Fransız vatandaşı 70 asker öldü), b) Burkina Faso (Kanadalı bir şirketle anlaşması olan altın madenlerinde çalışan 50 işçi kurban gitti), c) Filipinler (2 operasyon) ve d) Tacikistan’da (2 dikkat çekici operasyonla) faaliyet gösterdi.

Bu operasyonlar DEAŞ’ın saldırılarını dünya üzerindeki çatışma bölgelerine özenle dağıttığına işaret ediyor. Bu da DEAŞ’ın merkez bir bölgede yerleşik bir örgüt olmaktan çıkıp merkeze bağlı bir şebekeye dönüştüğünü gösteriyor. Bu şebekenin, farklı ülkelerde örgütün stratejik vizyonunu gerçekleştirme sürecini takip eden oluşumlarla sürekli iletişim içinde olduğu görülmekte.

Görünüşe göre örgüt, konuşlandırıldığı ülkelerin yakınında birden fazla eksen oluşturmaya çalışıyor. Bununla (Taliban ve Batı Afrika’da el-Kaide’ye biat eden örgütler gibi) yerel örgütlerle rekabet etmeyi hedefliyor. Ayrıca (Kuşak-Yol projesi kapsamında uluslararası ticaret yollarının geçtiği Orta Asya[1] gibi) yeni bölgelere yerleşme çabalarıyla küresel güvenliği sarsmayı amaçlıyor. Yakınlarda Tacikistan’da, ülkenin Afganistan ve Özbekistan sınırlarına yakın güvenlik noktalarına yaptığı iki saldırı buna işaret etmekte. Ayrıca örgütün Afrika’da yaşam alanları ve çeşitli doğal kaynakları hedef almasından ortaya çıkan sonuçlar da (özellikle örgütün operasyonlarını ele alan belgelerde belirtilenler) bunu destekler nitelikte. Bütün bunlar örgütün operasyonlarını, küresel olarak durdurulması gereken kıtalararası bir tehlike haline getirmekte.

Çeşitli istihbarat servisleri[2] ve örgütün haberlerini takip eden Batılı ve Avrupalı medya organları DEAŞ’ın büyümeyi hedeflediğini ifade etti. Bu durum Tacikistan’a yaptığı iki saldırı örneğinde görülmekte. DEAŞ’ın Sovyetler Birliği’nden ayrılan ülkelerde geniş kapsamlı faaliyet gösterme ihtimali ise Rusya’yı tedirgin etmekte.[3] Bu durum Rusya için Avrupa ve Orta Doğu bölgelerine enerji ihraç ettiği boru hatlarına dair güvenlik sorunları doğurmakta. Ayrıca örgüt unsurları ve bunların çocuklarının Tacikistan ve (Özbekistan, Kırgızistan gibi)[4] komşularına döndükleri takdirde ülke içi yansımalar da (bu ülkelerin hem İslamî hem demokratik faaliyetleri bastıran diktatörlükler tarafından yönetildiği göz önünde bulundurulursa) düşündürücü. Orta Asya ülkelerinde tedirginlik uyandıran bir husus da vatandaşları olan örgüt unsurlarının, faaliyetlerini Irak ve Suriye’deki çatışma bölgelerinden vatanlarına taşımaları ihtimali.[5] Bu unsurlar (mesela Tacikistan’lı örgüt üyeleri) DEAŞ’ın operasyonlarında önemli bir güç teşkil etmiş, çatışmalarında hayli etkili olmuştur.[6] Örgütün iki savaş bakanı Çeçenistan ve Tacikistan asıllıydı. Bu görevi önce Çeçenistanlı Ebu Ömer Şişani, onun öldürülmesinin ardından ise (Tacikistan Özel Emniyet Güçleri’nde görev yapmış olan) Gulmurad Halimov üstlenmişti. Ülkesini terkedip DEAŞ’a katılan Halimov’un[7] bir Rus bombardımanı esnasında öldüğü söylenmekte.[8]

DEAŞ yanlısı kimi kanallar örgütün Türkistan İslam Partisi ve Tacikistan İslamî Diriliş Partisi’yle yakın iletişim kurma isteğine işaret etti. El-Kaide’yle güçlü bağları olan bu iki örgüt DEAŞ’ın görüşünü benimseyen oluşumlar değil. Fakat bu söylentilerin yaygınlaşması örgütün ciddi bir şekilde Çin’in kuzey batısına uzanan Orta Asya bölgesine (çoğunluğu oluşturan Müslümanların baskı altında tutulduğu Doğu Türkistan veya Sincan Uygur Özerk Bölgesi) doğru uzanma niyetinde olduğuna işaret etmekte. Bu yüzden örgütün bu bölgelerde asker toplama ve yerel hücre ve füru oluşturma yoluyla buralara yayılmayı içeren ciddi planları olduğu düşünülmekte.

Bu bağlamda DEAŞ’ın Kuşak-Yol projesi kapsamındaki bölgelerin sınırlarında bulunmasının bir şekilde Amerikan hükümetinin işine yarayacağına işaret etmek mümkün. ABD, terörle mücadele adı altında bölgede bulunarak Çin’in yayılmasına engel olacak, onunla aynı coğrafi alanda iş yapma ritmini ayarlayabilecektir. Veya Çin’i, yeni imparatorluk rüyasının en önemli çıkış noktalarından biri olan bu bölgede DEAŞ’ın faaliyetlerini takip edip onunla mücadele etmek zorunda bırakacaktır. Böylece Çin’e ve bölgedeki ticari çıkarlarına karşı koz olarak kullanabileceği bir sürü çelişki ABD’nin eline malzeme olarak geçecektir.

Bu yüzden Bağdadi’nin öldürülmesi, ABD istihbarat ve askerî operasyonları için sembolik bir zaferden başka bir şey değildi. Bağdadi öldükten sonra örgütün geriye çekilip askerî operasyonlarını durdurması veya içinden bazı grupların Afganistan ve Afrika’da DEAŞ’a rakip olan yerel örgütlere katılmasıyla iç bölünme yaşayacağı bekleniyordu. Fakat tam tersi oldu: Örgütün “vilayet” olarak adlandırdığı bölgelerin çoğundan yeni halife için (DEAŞ söylemince) “biat” bildirileri geldi. Ayrıca DEAŞ, bir dizi şeklinde ilerleyecek gibi duran Tacikistan saldırılarını başlattı. Coğrafi olarak stratejik önem taşıyan bu bölgeye saldırılarını Nangarhar ve Kunar vilayetlerindeki oluşumları sayesinde gerçekleştirdi. Bu vilayetlerde DEAŞ, ağırlıklı olarak Taliban’a ve ikincil düzeyde Afganistan hükümetine sürekli bir şekilde saldırı düzenlemekte. İlginç olan bir husus da örgütün, Tacikistan’daki sınır noktasına ilk saldırıyı başlatmadan hemen önce yayımladığı Dalış (İnğimâs) savaşçılarının yeni halifeye biat bildirisi. Bu bildiride savaşçılar yeni halifeye uğrunda ölmeyi taahhüt etmişlerdi. Söyledikleri gerçekleşti; saatlerce süren çatışamadan sağ çıkan örgüt üyesi olmadı. Çatışmada yaklaşık 17 asker öldü, örgüt unsurları kuşatılıp öldürüldü.

DEAŞ Orta Asya’da bu ön saldırılara paralel olarak Mozambik, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Burkina Faso ve Benin’e seri ve mükerrer saldırılar; Mali ve Nijerya’ya sürekli bir şekilde özel operasyonlar düzenlemekte. Bu durum örgütün Orta Afrika’dan Batı Afrika’ya uzanan bölgede büyüme stratejisini ifade ediyor. Yaşananlar Bağdadi ölmeden birkaç ay önce başlayıp son günlerde artış gösteren süreçte fiilî gelişme niteliğindedir.

Özetle DEAŞ, (Çin ve Rusya yakınlarında) Suriye ve Irak’tan başlayıp güneyde Hindistan’ın Kerala eyaletine, oradan da Güneydoğu Asya’da Filipinler’e uzanan bir kaos stratejisi izlemekte. Örgüt aynı zamanda başka kollardan batıya doğru uzanmakta: Kuzey Afrika’da Mısır’ın Sina Çölü ve Orta ve Batı Afrika. Bir yandan bu genişleme, bir yandan rakiplere karşı etkinliğin artırılması, küresel ve bölgesel emniyet güçlerini DEAŞ’a karşı çalışmalarını yoğunlaştırıp örgütün hareketlerini güvenlik takibine almaya zorlayacaktır. Zira güncel durum sürekli örgütün bir sonraki adımlarının endişeyle beklendiği bir ortam oluşturmakta—ki bir sonraki adımlar büyük ihtimalle öncekilerden daha az tehlikeli olmayacaktır.

 

 

 

 

 

[1] Mevzuya dair Rusya Federal Güvenlik Servisi Başkanı’nın beyanına bakınız: https://bit.ly/2X51wnu.

[2] Bkz. https://bit.ly/2X51wnu; https://bit.ly/2K9Un0c.

[3] Bkz. https://bit.ly/2OdPqor.

[4] Bkz. https://bit.ly/2qFy4IM.

[5] Bkz. https://bit.ly/2X38Ksl.

[6] Bkz. https://bit.ly/34Wiwzn.

[7] Bkz. https://cnn.it/32vfYqc.

[8] Bkz. https://arbne.ws/2Q7cVlr; https://bit.ly/2NAbeLK.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: