RaporTürkiye Raporu

Türkiye Raporu | 09 – 16 Şubat  2022

PDF OLARAK PAYLAŞ
PDF'i indirmek için tıklayınız
9-16 Şubat tarihleri arasında yaşanan en önemli gelişmeler
9 Şubat: Dışişleri Bakanı: İsrail ile ilişkilerimizde  herhangi bir normalleşme bazı ülkelerin yaptığı gibi Filistin davası pahasına olmaz.
9 Şubat: Enerji fiyatlarındaki artış tepkiye yol açtı. 
9 Şubat: Türk lirası, enflasyon artışı beklentileri sürerken yeni bir düşüş kaydetti.
10 Şubat: Yunanistan silahlanmadan vazgeçmezse, Türkiye Ege adaları üzerindeki egemenlik konusunu gündeme getireceğini açıkladı.
12 Şubat: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve Belaruslu mevkidaşı, bölgesel meseleleri görüştü. 
12 Şubat: Türkiye, 12 binden fazla Libya askerinin eğitimini tamamladı. 
12 Şubat: Türkiye’deki muhalif parti liderleri, parlamenter sistemi yeniden tesis etmek için bir yol haritası üzerinde anlaştı.
13 Şubat: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Ukraynalı mevkidaşı Dmitro Kuleba ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
13 Şubat: Türkiye’de Mossad’ın desteğiyle İsrailli işadamlarına yönelik 12 saldırı engellendi.
13 Şubat: İranlı muhalifleri kaçırmayı planlayan 14 kişi Türkiye’de gözaltına alındı.
14 Şubat: Türkiye, vatandaşlarından zorunlu olmadıkça Yemen’e gitmemelerini istedi.
14 Şubat: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri’ne giderek  Abu Dabi Veliaht Prensi ile görüştü.
15 Şubat: Türkiye Savunma Bakanlığı: Suriye’nin kuzeyinde 10 terörist etkisiz hale getirildi.
15 Şubat: Milli Savunma Bakanı, Libya Deniz Kuvvetleri Komutanı ile görüştü.
15 Şubat: 16-17 Şubat tarihlerinde bir Türk heyetinin Filistin ve İsrail’i ziyaret edeceği ilan edildi.
15 Şubat: Milli Savunma Bakanı, NATO Savunma Bakanları toplantısına katılmak üzere Brüksel’e gitti.

Yeni atama ve görevlendirmeler 

*Bu hafta gündemi etkileyecek önemli bir atama yapılmamıştır. 

İç politika gündemi

İç siyaset gündeminde en belirgin gelişme, Türkiye’deki 6 muhalefet parti liderinin gerçekleştirdiği görüşmeydi. Görüşmede, partilerin ortak ve öncelikli hedefinin 2018’de geçiş yapılan cumhurbaşkanlığı sistemine alternatif olarak güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş olduğu vurgulandı. Bu toplantı öncesinde, Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti temsilcileri yaklaşık 3 ay kadar önce ilk kez bir araya gelerek, ilan edilen ortak mutabakat belgesine son şeklini vermek için birlikte çalıştı.

Görüşmeler, Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu’nun, muhalefet partileri arasında fikir birliğini sağlama ve seçim ittifakı yerine siyasi ittifak üzerine konuşma çağrıları sonrası yoğunlaştı.

6 parti liderleri bir masada oturmasına rağmen, aralarında ittifakın ismi, ilkeleri ve hatta en karmaşık mesele olan cumhurbaşkanı adaylığı gibi pek çok konuda görüş ayrılığı var. İYİ Parti lideri Meral Akşener, muhalif koalisyonunun başarılı olması halinde, parlamenter rejime dönüldüğünde başbakan olma hedefini belirlediği için en rahat parti gibi görünüyor. Ancak diğer partilerin gözü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile gizli bir rekabet halinde olan ve kendini aday ilan eden Kemal Kılıçdaroğlu’nda.

İktidar partisi ve müttefiki MHP, 6 muhalefet partisinin er ya da geç birbirleriyle anlaşamayacaklarını düşünüyor. Hiçbir muhalefet adayının Erdoğan’ı yenemeyeceğine inanıyorlar, ancak oyu en az yüzde 8 olarak tahmin edilen HDP’nin muhalefet adayını desteklemesi bu durumu tehlikeye atabilir.

Dış politika gündemi 

Dış siyaset gündemine ilişkin, en göze çarpan olay Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BAE ziyaretiydi. 2013 sonrası iki ülke arasında gerilen ilişkiler, Erdoğan’ın ziyaretiyle normale döndü. Erdoğan, Abu Dabi’de sıcak ve samimi bir şekilde karşılandı. 

Türkiye ile BAE arasındaki ilişkiler normale dönmekle kalmadı. İki ülke, önümüzdeki birkaç yıl içinde güvenlik, askeri ve istihbarat alanlarını da kapsayan bir  iş birliği kurmak için anlaştı. 

İki ülke arasında yatırımdan sanayiye, savunmadan medyaya, sağlıktan tarıma, ulaşımdan endüstriye, ileri teknolojilerden iklim eylemine, kültür-sanattan spor ve gençliğe kadar uzanan 13 anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı. Ama en önemlisi Ankara ve Abu Dabi arasında savunma işbirliğine yönelik bir niyet mektubunun imzalanmasıydı. Abu Dabi’nin Türk askeri sanayisi alanıyla, özellikle Libya ve Azerbaycan’da başarılı olduğu kanıtlanmış olan insansız hava araçlarıyla ilgilendiği açık. Abu Dabi, bu İHA’ları Yemen’de kullanabilir.

Özellikle Türkiye’nin Süveyş Kanalı üzerinden BAE ürünlerinin Avrupa’ya daha kısa ve daha ucuz bir yolla tedarik edilmesiyle birlikte Ankara, Abu Dabi ile ticaret hacmini 7 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. 

Elbette, Türkiye-BAE arasındaki bu yakınlaşma; Libya, Körfez ile ilişkiler, Kıbrıs, Yunanistan, Suriye, Somali ve ötesine uzanan; iki ülkenin jeopolitik olarak anlaşmazlık ya da rekabet yaşadığı meselelere yansıyacaktır. Washington’un bir süredir takip ettiği ve Afganistan’da belirginleşen bölgeden çekilme eğilimi, Körfez ülkelerini güvenliklerini sağlamak için garantör ülkeler ile ortaklık kurmaya itti.. Özellikle Abu Dabi’nin Husiler tarafından saldırıya uğramasının ardından, ABD açıklama yapmaktan öteye gitmedi. 

Büyük ihtimalle Türkiye-BAE ilişkilerinin ivme kazanmasına tanık olacağız. İlişkilerin gelişmesinin Türkiye’nin Körfez’deki en yakın müttefiki olan Katar’la ilişkilerine zarar vermeyeceği düşünülüyor.

Türkiye, BAE yatırımlarından yararlanmaya çalışacak. İlişkilerin nasıl gelişeceğini zaman gösterecek. Zira Türkiye’nin BAE ile ekonomik ilişkilerden öte daha fazla alanda çalışma eğilimi olduğuna dair göstergeler bulunuyor. Belki de Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerinin normalleşmesi ve Türkiye’nin İran ile ilişkilerinin gerilemesi de dahil olmak üzere ilişkileri etkileyen üç temel faktör tüm bu aşamalarda belirleyici olacaktır.

Anadolu Yakın Doğu Araştırma Merkezi

Anadolu Yakın Doğu Araştırma Merkezi

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: