Araştırma

Türkiye’de son 5 yılda yaşanan gelişmeler | Savunma Sanayi 2015-2020

PDF OLARAK PAYLAŞ
PDF'i indirmek için tıklayınız

Bu araştırma dizisinde, Türkiye’nin son 5 yılda (2015-2020) uluslararası duruşundaki gelişmeleri ve iç meselelerini ve bölgesel durumunu inceliyoruz. Söz konusu zaman dilimi, Türkiye’nin niteliksel ve köklü değişikliklere tanıklık ettiği yıllardır. 2016’daki başarısız darbe girişimi, ardından ülkenin yeniden yapılanması, inşası, referandum yapılması, başkanlık sistemine geçilmesi ve buna eşlik eden uluslararası ve bölgesel değişiklikler, en önemlisi de Donald Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığına gelmesi ve ardından Joe Biden’ın Beyaz Saray’a yerleşmesiyle Amerikan yönetiminin önceliklerinin değiştiği yıllar… Bu süreçte, Türk dış politikası hem masada hem de sahada Suriye ve Libya gibi uluslararası arenalara yönelmiş, Afrika ve Orta Asya’da Türk rolü etkinleşmiştir. Tüm bunların üstüne ortaya çıkan koronavirüs salgını, ekonomik, sosyal ve hatta siyasi değişikliklere yol açmıştır. Yaşanan tüm bu gelişmeler, son 5 yılı Türkiye için bir kilometre taşı haline getirmiştir. Bu bağlamda enerji, sanayileşme, dış ilişkiler, iç meseleler ve Türkiye ekonomisini mercek altına aldığımız çalışmalarda Türkiye’nin bölgesel ve uluslararası rolünün yükselişini ve üstünlüğünü inceleyecek ve uluslararası konumunu geliştirmeye yönelik mevcut tutumu bağlamında Türkiye’nin karşı karşıya olduğu zorlukları ele alacağız. Bu araştırma dizisinin gerçeklerin aydınlatılmasına ve 5 yıl önceki Türkiye’ye kıyasla şimdiki Türkiye’nin kapsamlı bir resminin çizilmesine katkıda bulunacağını umuyoruz.

Dr. Mustafa Al-Wahaib 

Anadolu Yakın Doğu Araştırmaları Merkezi

1. Giriş

Türkiye’de savunma sanayi, ordunun savunma kabiliyetlerinin artırılmasına katkıda bulunan hava, deniz ve kara kuvvetlerinin envanterine milli silahların de girmesiyle 2020 yılına kadar üretimde nitelikli bir gelişme ve büyümeye tanık oldu. Dünyanın birçok ülkesine ihracat ağını genişletmenin yanı sıra birçok Türk şirketi, dünyanın en iyi 100 şirketi arasına girdi. 7 Türk şirketi, savunma sanayi alanında yüksek kaliteli küresel rekabet listesine girdi. (Defense News sınıflandırmasına göre) Türkiye’nin en büyük savunma şirketi olan ASELSAN, dünyanın en iyi şirketleri arasında 52’nci sıraya yükseldi. Şirketin satış değeri 2.1 milyar dolara kadar ulaştı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) olarak da bilinen TUSAŞ, 48. sırada yer alırken, BMC, Roketsan, STM, FNSS ve HAVELSAN aynı sıralamada ilk 100 şirket arasına girdi.

Bu şirketlerin başarısı, alanındaki uzmanlıkları ile bilimsel araştırmalarla geliştirilen optik ve elektronik görüntüleme teknoloji alanındaki çalışmalarına dayanmaktadır. Stokholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’ne (SIPRI) göre Türkiye şu anda dünyanın en büyük 14. savunma silahları ihracatçısı konumundadır. Bu da toplam küresel ihracatın yüzde 1’ini oluşturmaktadır.

2. Türkiye’de Savunma Sanayisine İlişkin İstatistikler

Savunma Sanayii Başkanlığı’na (SSB) göre Türkiye, NATO standartlarına uygun hücum ve savunma silahlarını uluslararası rakiplerinden daha ucuza üretmek ve satmak için gereken teknolojiye sahiptir. Türkiye’nin silah ihracatı, başta zırhlı araçlar, gemiler ve deniz botları olmak üzere 2013-2019 döneminde önemli ölçüde artmıştır ve önümüzdeki yıllarda ihracatın artmaya devam etmesi beklenmektedir. Savunma İhracatçıları Birliği (SSI) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan istatistiklere göre, Türk savunma sektörü ihracatı 2019 yılında 2018’e göre yüzde 34,6 artmıştır.

Türkiye, 2019 yılında dünya genelinde 164 ülkeye askeri ürünlerini ihraç etmiştir. Türk savunma sanayi ihracatında en büyük payı Amerika Birleşik Devletleri’nin olmuş, Avrupa Birliği ve Orta Doğu ülkeleri ise ABD’yi izlemiştir. Türk silah ihracatında 2019 yılında 2015’e göre önemli bir artış yaşanmıştır. Halen üretim aşamasında olan siparişlerin değeri yükselmiş, savunma sanayisinin gelişmesine ayrılan harcama hacmi de artış göstermiştir. Silah ihracatının Türk ekonomisine olan katkısı da artmıştır. Tablo-1’de 2015-2020 yılları arasında silah satışları için mali kaynakların büyüklüğü ile ilgili verileri mercek altına alıyoruz.

Tablodan şunu anlıyoruz: Türkiye’nin silah ithalat payı 2015’ten 2019’a bir önceki beş yıllık döneme göre yüzde 45’e, Türkiye’nin genel askeri teçhizat ithalatı ise yüzde 70’ten yüzde 30’a kadar düşmüştür. Savunma ve havacılık satış hacmi 2020’de 11 milyar dolara yükselmiş, 2002’de 56 olan Türk savunma şirket sayısı 2020’de 1500’e yükselmiştir. Sektördeki toplam çalışan sayısı yaklaşık 75 bine ulaşırken, 2020 yılına kadar 700 savunma projesi hayata geçirilmiş, 2015 ile 2020 yılları arasında yaklaşık 350 yeni projenin yapımına başlanmıştır.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, 2002’de Türk savunma projelerinin bütçesi 5,5 milyar dolar iken 2020’de bütçe 60 milyar dolara ulaşmış ve 2002’deki bütçenin neredeyse 11 katına çıkarılmıştır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türk silahlarının ilk 10 ithalatçısı şöyledir (29 Şubat 2020 itibariyle): Amerika Birleşik Devletleri (131.2 milyon dolar), Almanya (38.2 milyon dolar) ve Birleşik Arap Emirlikleri (1 milyon dolar), Hindistan (23.9 milyon dolar), Hollanda (16.3 milyon dolar), Katar (12.7 milyon dolar), İsviçre (12 milyon dolar), Suudi Arabistan (11.3 milyon dolar), Birleşik Krallık Birleşik Devletleri (8.6 milyon dolar) ve Azerbaycan (8.3 milyon dolar).

Tablo-2’de gösterildiği gibi; 2019 yılında kamu harcamaları ve ihracatında en büyük payı kara platformları ve sistemleri oluştururken,  askeri ve sivil havacılık sektörleri ikinci sırada yer almıştır.

Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), Aralık 2019’da yayınladığı ‘2019-2023 Stratejik Planı’nda Türk savunma ve uzay sanayisinin yıllık satış hacminin 26.9 milyar dolara yükselmesinin hedeflendiği ifade edildi.

‘2019-2023 Stratejik Planı’nda da belirtildiği gibi, yerel sanayilere güven payının 2018’de yüzde 65 iken 2023 sonunda yüzde 75’e ulaşması beklenmektedir. Türk Askeri Sanayii Kurumu’na göre Orta Doğu ve Pasifik ülkeleri, Güney ve Orta Asya, özellikle Kuzey Afrika ve Latin Amerika ülkeleri ihracatın odaklanacağı alanlar olacak.

3. Türkiye Nasıl Dünyanın Önde Gelen Silah Üreticilerinden Biri Haline Geldi?

Türkiye savunma sanayisinin arzuladığı hedefler, 2014-2018 kalkınma planında açıkça ifade edilmiştir. Plan, Türkiye’deki savunma sisteminin yerel talebi sürdürülebilir entegre bir şekilde karşılaması çağrısında bulunurken; araştırma ve geliştirmeye yönelik faaliyetlerin artırılmasını öngören ulusal savunma sanayisi için rekabetçi bir altyapının gerekliliğini de vurgulamıştır. Böylece, savunma sanayinin belirli alanlarında uzmanlaşmış altyapı desteğinin de önemine işaret edilmiştir.

Türkiye’de savunma sanayinin inşası için gösterilen çabalar 70’li yıllara kadar uzanmaktadır. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından Amerika Birleşik Devletleri Türkiye’ye silah tedarikine yönelik ambargo koymuştur. Türk ordusunun askeri ekipmanını tedarik etmek için uzun süredir ve neredeyse tamamen NATO ülkelerine bel bağlamasının ve ambargo uygulandıktan sonra ülkenin birdenbire kendini tehlikeli bir pozisyonda bulmasının ardından; bu durum devlet için bir tehdit olarak kabul edilmiş ve milli savunma sanayinin gelişiminde bir dönüm noktası oluşturmuştur. Sonuç olarak; Türk hükümeti, yabancı tedarikçilere olan bağımlılığını azaltmak ve silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarını milli olarak karşılamak amacıyla, yerel Türk kabiliyetlerini askeri sanayi alanında inşa etme ve geliştirme kararı almıştır.

Son dönemde Türkiye, savunma sanayisinde 4 faktörün katkıda bulunduğu gelişmelere ve niteliksel değişimlere tanıklık etmiştir:

Birinci faktör: Türkiye’de devletin kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırılmasına yol açan 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi. Savunma Sanayi, Cumhurbaşkanlığına bağlanarak “Savunma Sanayii Başkanlığı” olarak yeniden yapılandırıldı.

İkinci faktör: Türkiye’nin sınırındaki tehditlere karşı düzenlenen operasyonların genişletilmesi. Ağustos 2016’dan bu yana Türkiye, başta Suriye ve Irak olmak üzere sınır ötesinde DEAŞ’a ve Suriye’deki PYD/PKK’ya karşı üç ana operasyon gerçekleştirmiştir. 

Üçüncü faktör: Akdeniz, Suriye, Irak, Azerbaycan ve Libya gibi Arap ve bölge ülkelerindeki gelişmeler başta olmak üzere bölgede yaşanan son olaylar ve bunun sonucunda ortaya çıkan istikrarsızlık. NATO’nun, özellikle Türkiye’nin Suriye-Türkiye sınırında Rus Sukhoi uçağını düşürmesi olayında olduğu gibi karşı karşıya olduğu tehditlerde Türkiye’yi desteklemekten çekilmesi.

Dördüncü faktör: Türkiye’nin askeri bir caydırıcı güç olmadan bölgesel bir güç olamayacağının farkına varması ve Türk hükümetinin ulusal bir sanayi üssü geliştirmenin daha bağımsız bir dış politikanın temellerini oluşturmaya yardımcı olabileceği görüşünü benimsemiş olması.

Özetle; iyi gelişmiş bir savunma sanayi, Türkiye’nin bölgesel gücünün artırılmasına şu yollarla katkıda bulunabilir:

Birincisi; Türk Silahlı Kuvvetleri’ni milli silahlarla desteklemek.

İkincisi; Türkiye ile uluslararası taraflar arasında daha geniş bir siyasi-askeri iş birliğini sağlayarak silah ihracatı yapmak.

Türkiye, 21. yüzyılın son 10 yılında silah ithalatına yönelik olası ambargolara karşı koymak ve kendi kendine yeterliliğini artırmak için savunma sektörüne milyarlarca dolar harcadı. Bugün, Türkiye’nin milli savunma sanayi, devletin askeri ihtiyacının yüzde 70’ini karşılamaktadır. Bu oran 5 yıl öncesinde sadece yüzde 45 düzeyindeydi.

Savunma Sanayi Başkanlığı’na göre, Türkiye’nin silah sanayisinin gelişmesinin en önemli nedeni, devletin savunma projelerine 60 milyar dolarlık yatırım yaparak savunma sanayisinin yeniden canlandırılmasıdır. Devlet, hükümetin yeni düzenleyici tedbirleri kabul etmesi nedeniyle Türk savunma sanayisini 2053 yılına kadar yüzde 100 bağımsız hale getirmeyi, ihracat kapasitesini 50 milyar dolara çıkarmayı ve ihracatı artırmayı hedeflemektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göre, Savunma Sanayi Başkanlığı, yeteneklerini geliştirmek, kaynak ayırmak ve verimliliğini artırmak için Türkiye Cumhurbaşkanlığı kurumları bünyesine dahil edilmiştir. Devlet  diplomatlara Türk askeri teçhizatını yurtdışında pazarlama ve savunma ihracatı için yeni pazarlar yaratma görevi vermiştir.

4. Askeri Endüstrilerde Faaliyet Gösteren En Önemli Türk Şirketleri

2010 yılında, dünyanın en büyük 100 savunma şirketi listesinde yalnızca bir Türk şirketi vardı. Ancak şu an 7 şirket bu listede yer almaktadır. Bu sayı İsrail, Rusya, İsveç ve Japonya’nın şirket sayısından daha fazladır.  

  • TAİ: Türk uçak üreticisi Havacılık ve Uzay Sanayii TUSAŞ, yabancı ülkelerden ithalata bağımlılığı azaltmak amacıyla 1973 yılında T.C.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde kurulmuştur. 2005 yılında silah üreticilerinin yeniden yapılanmasının bir parçası olarak TUSAŞ ve TAİ Türk havacılık sektörünün lideri haline gelen Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Kurumu’nu (TEİ) oluşturmak için birleşti. Ankara’da yer alan TUSAŞ, dünyanın en büyük silah üreticilerinden biridir ve Defense News’e göre 72. sırada yer almaktadır.

    Şirket, sabit kanatlı ve döner kanatlı uçakların yanı sıra drone ve askeri uydular üretmektedir. F-35 uçak üretim programında merkezi gövde bileşenlerinin üretiminde önemli bir ortak olan şirket, bu tür uçaklar için ağır motor bakım tesislerinden birini işletecek. GÖKTÜRK-2 (ilk Türk askeri istihbarat uydusu), T-129 ATAK saldırı helikopteri (Agusta Westland iş birliği ile), HÜRKUŞ eğitim uçağı (Türkiye’deki ilk tam gelişmiş uçak) ve insansız hava aracı ANKA gibi önemli programlardan da sorumludur.
  • ASELSAN: Türkiye’nin en büyük silah şirketlerinden biri olan ASELSAN Defence News’e göre dünyada 58. sırada yer alıyor. Şirket, iletişim ekipmanları üretmek amacıyla 1975 yılında kurulmuştur. 1980 yılında ilk Manpack (Uydu haberleşme terminali) telsiz cihazını ve tankını Türk ordusuna teslim etmiş, ardından 1983 yılında ilk ihracat siparişini almış, sonrasında ise F-16’lara özel füzeler ve Stinger füzelerini üretmiştir.  Daha sonra, radar ve fotovoltaik sistemler, 1990’ların başında şirketin ürün portföyünün bir parçası haline gelmiştir. 1990 yılından itibaren ASELSAN’ın ürettiği silahlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüm silah sistemlerine entegre edilmiştir.

    Şirket, beşinci nesil savaş uçakları da dahil olmak üzere önemli bir aviyonik, hava ve deniz ekipmanı sağlayıcısıdır. Şirketin kara silahları sektörüne yaptığı katkılardan bazı önemli  ekipmanlar şöyledir: Altay Ana Muharebe Tankı, Tulpar Piyade Savaş Aracı, T129 ATAK, T129 ATAK, ANKA Orta Altı tude Uzun Dayanıklı İnsansız Hava Aracı ve Atmosferden fırlatılan SOM seyir füzeleri ve MILGEM korvet.
  • ROKETSAN Şirketi: Roketsan, füze tasarımı, geliştirilmesi ve üretiminde Türkiye’nin lider kuruluşu olmak amacıyla 1988 yılında kurulmuştur.  İlk projesi, 1990’ların başında “Ortak Avrupa Stinger Projesi” kapsamında Stinger füze sistemini üretmekti.  O zamandan beri Türk Silahlı Kuvvetleri için TR-107 ve TR-122 füzeleri (sırasıyla 11 km ve 40 km menzilli), Sakarya çok namlulu roketatar (MBRL), UMTAS füzeleri ve OMTAS tanksavar füzeleri üretmiştir. Şirket, hava operasyonlarında kullanılan füze ve mühimmat alanında önde gelen şirketlerden biri olarak kabul edilmektedir.
  • STM: “Defense News Top 100” listesinde 85. sırada yer alan şirket, deniz araçları alanında yenilikçi ve akıllı teknolojik çözümler geliştirmek ve üretmek için çalışmaktadır. Son zamanlarda STM, insansız hava kamikaze ve yenilikçi uydu teknolojileri üzerinde çalışmaktadır.
  • HAVELSAN: Pilotları yeni nesil hava platformlarına hazırlamak için yazılım ve uçuş simülatörleri geliştiren bir şirkettir.
  • Baykar Savunma: Şirket, hem ulusal hem de uluslararası görevlerde kullanılan TB-2 savaş uçağını üretmiştir. 
  • BMC: Listeye 2019 yılında ilk kez giren Türk savunma sanayiinin en önemli zırhlı kara aracı üreticilerinden BMC 85. sırada yer almıştır. 

5. 2014-2020 Döneminde Türkiye’de Savunma Sanayi Alanındaki En Önemli Gelişmeler

Bir önceki maddede bahsedilen firmalar sadece Türk Silahlı Kuvvetlerinin ana tedarikçileri olmakla yetinmeyip, aynı zamanda uluslararası silah pazarında da aktif rol oynamaktadır. Mühimmatların tüm parçalarının Türkiye’de üretilmesine ek olarak; bu firmalar, Türk savunma sanayisinin geleceği için en önemli şey olan yabancı firmalarla endüstriyel ortaklıklara girmekte ve askeri alanda geniş bir yelpazede başarılar elde etmektedirler. Bu başarıları şöyle sıralamak mümkündür:

5:1. Havacılık ve hava savunma sektöründeki en önemli endüstriler

  • Bayraktar TB2 insansız uçağı
    Baykar şirketi tarafından geliştirilen ve üretilen uçak tamamen yerli olarak üretilmektedir. Bayraktar TB2 olarak adlandırılan uçak, istihbarat, gözetleme, keşif ve silahlı saldırı görevlerini yerine getirebilen taktik hava aracıdır. Bu uçaklardan 86 adedi şu anda Türkiye’de kullanılmaktadır. Uçak, 27 saat 3 dakika süre ve 27.030 fit  ile yakıt ikmali yapmadan sürekli uçabilme kabiliyetinin rekorunu elinde tutmaktadır. Bayraktar TB2, aynı zamanda kendi sınıfında yurt dışına ihraç edilen ilk uçaktır. Bu tip uçaklar, Türkiye’nin Suriye ve Libya’daki askeri operasyonlarında kullanılmıştır. Son dönemde ise Azerbaycan güçleri Karabağ’da Ermeni güçlerine karşı bu uçağı başarıyla kullanmıştır.
  • ANKA-S insansız uçağı
    TAI tarafından üretilen ANKA, Türk savunma sanayisinin en önemli projelerinden biridir. Bu insansız uçak, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na stratejik bir güç eklemiştir. Uçak, uydu aracılığıyla havada kontrol edilebilmektedir. Tüm iletişim sistemlerinde şifreli veri iletimi sağlayarak bilgi güvenliği alanında büyük bir güçle ayırt edilmektedir. Her türlü zor saha şartlarına uygun özelliklerle donatılan uçak, bir bağlantı kaybı durumunda kalkış alanından bağımsız olarak acil durum üslerine de inebilmektedir. Olumsuz hava koşulları, keşif, gözetleme, sabit ve hareketli hedef tespiti, izleme amaçları, istihbarat görevleri ve yeni nesil kızılötesi fotoelektrik kameralarla işaretleme gibi tamamen otonom gündüz ve gece uçuş özelliklerini bünyesinde barındırmaktadır.
  • Aksungur İHA
    Türk Havacılık Sanayii Kurumu’nun (TUSAŞ) ürettiği Aksungur İHA, gelişmiş yeteneklere sahiptir. Aksungur, 227 kilo mühimmat ve 89 kilogram savaş başlığı taşıyabilen ilk Türk insansız hava aracıdır. MK-81 ve MK-82 bomba yüküne ek olarak lazer rehberliği kullanılarak ateşlenmiştir.
  • Hisar-A Alçak İrtifa Hava Savunma Füzesi
    Hisar-A, savaş uçaklarına, saldırı helikopterlerine, seyir füzelerine ve hava araçlarına karşı kullanılan savunma füzeleridir. Kullanım amacı, askeri üsleri, limanları ve tesisleri hava tehditlerinden korumaktır.

    Diğer askeri gelişmeler ise şöyle: ROKETSAN, 70 kilometre menzile sahip TRG-230 füzelerini geliştirdiğini duyurdu. Bu füzeler, TR-230 230 mm füzesinin isabetli versiyonu. GPS / INS navigasyon sistemi tarafından yönlendirilen bu füzeler ROKETSAN’ın Tiger Multi Barrel Launcher MBRL’sinden ateşlenmektedir. 30 Ağustos 2019’da ROKETSAN, 230 mm’lik füzenin yeni versiyonu olan TRLG-230’un test edilmesine ilişkin veri yayınladı. Karada hareket eden hedefleri vurabilen bu füzenin verimliliğini arttıran insansız hava muharebe araçlarını ayrımsama özelliği eklenmiştir.

    Yüksek frekanslı dinleme sistemi Karakulak ASELSAN tarafından üretilmiştir ve sistem ilk kez Türk Silahlı Kuvvetlerinin hizmetine girmiştir. Devlete ait füze şirketi ROKETSAN, uzay sınırlarını aşan ilk Türk sondasını ve motorunu da geliştirmiştir.

    2020 yılında Türkiye, ilk milli helikopter motoru TEI-TS1400’ü teslim ederek milli havacılık motorlarını geliştirmeyi başarmıştır. TUSAŞ tarafından hava uçaklarında kullanılan ilk TEI-PD170 havacılık turboşarjlı dizel motorunun üretimini de gerçekleştirmiştir. Bu arada MELTEM-3 projesinin ilk P-72 deniz karakol uçağı Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmiştir.

5:2. En önemli denizcilik araçları

  • TCG Bayraktar amfibi tank çıkarma aracı
    Bayraktar gemisi, tasarımı 3 yıl süren ve Türk Tersaneleri Kurumu tarafından inşa edilen tamamen Türk mühendislik ürünü olup, Türkiye’nin en büyük savaş gemilerinden biridir. Gemi ileri teknolojilerle karakterize edilmiştir. Amfibi tankları taşımak ve indirmek için tasarlanmıştır. Denizaltılara karşı birçok sensör ve silah içeren gemi havadan veya karadan gelebilecek çok çeşitli tehditlere karşı donanımlıdır. Gemi, yükleme ve boşaltma işlemlerini sağlamak için 15 ton ağırlığındaki bir helikopterin iniş ve kalkış yapmasına imkan veren bir helikopter platformu içermektedir. Gemide ayrıca her biri 8 ton yük veya 40 kişi taşıma kapasitesine sahip 4 LCVP (çıkarma aracı, personel aracı) bulunmaktadır. Denizde 30 gün kalabilen gemi yakıt ikmali yapmadan 5 bin deniz milinden fazla yol kat edebilmektedir. Gemi, üst kısmı balistik füzelerden koruyan çelik minerallerden yapılmıştır. Personeli nükleer, biyolojik ve kimyasal saldırılara karşı tam koruma sağlayan gemi 2017 yılında Askeri Deniz Komutanlığı’na teslim edildi.
  • Amfibi saldırı gemisi (TCG Anadolu LHD)
    Türkiye’nin en önde gelen deniz savunma sanayi araçlarından biri olarak kabul edilen gemi, şu anda üretim aşamasındadır. 2021’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girmesi planlanmaktadır. Gemi üretiminde kullanılan malzemelerin yüzde 68’i yerli üretimdir. Bünyesinde helikopter taşıyıcı içeren gemi; birden fazla hedefe hizmet etmektedir. Elektronik saldırıları ve Deniz Harekat Komutanlığı karargahını gözlemlemek için sensörleri de bulunmaktadır.
  • Askeri yüzer iskele
    Türk Donanması stokunda bulunan tüm gemi ve platformları taşımak için kullanılabilecek yüzer askeri rıhtımdır. 10 bin ton taşıma kapasitesine sahip olan iskele, şu anda hizmete girmiştir. Rıhtımın toplam uzunluğu 175.60 metre, iç genişliği 35.54 metredir. İçinde; boşaltma ve yükleme işlemleri için iki adet hareketli elektro-hidrolik tip vinç bulunmaktadır.
  • Sismik araştırma gemisi ORUÇ REİS
    Sismik araştırma gemisinin yapımı; İstanbul Denizcilik Gemi İnşa Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından gerçekleştirilmiştir. Derin denizlerdeki kirlilik oranlarının bilimsel çalışmalarına katkıda bulunmak da dahil çeşitli görevleri olan gemi, ilk ulusal sismik araştırma gemisidir. Deniz altında yer etüdleri, fiber optik haberleşme kablolarının döşenmesi, doğalgaz ve petrol arama, boru hatlarının döşenmesine katkı sağlama gibi görevleri vardır. Gemideki helikopter platformu 12 tonluk bir helikopteri taşıma kapasitesindedir. Devlet, gemiyi şu anda Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de doğal kaynak arayışında kullanmaktadır.
  • Denizaltı kurtarma ve çekme gemisi
    İstanbul Denizcilik Gemi İnşa Sanayi ve Ticaret Şirketi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından tasarlanan büyük bir özel denizaltı kurtarma gemisidir. Çeşitli deniz koşullarında su üstü ve su altı kurtarma ve yangınla mücadele operasyonlarını gerçekleştirmek üzere tasarlanmıştır.
  • Açık Deniz Karakol Gemisi
    İstanbul Denizcilik Gemi İnşa Sanayi ve Ticaret Şirketi tarafından tasarlanan, savunma operasyonları, verimli keşif ve gözetleme görevlerini gerçekleştirmek için tasarlanmış orta büyüklükte, teknolojik ve hızlı hareket eden bir gemidir.

5:3. Kara kuvvetleri silahlarının gelişimi

Türkiye, el yapımı patlayıcı cihazlar gibi tehditlerle başa çıkmak için kara ordularını zırhlı araçlarla donatmada ve kara operasyonları gerçekleştirmede dünyanın önde gelen ülkelerinden biri haline geldi. Türkiye’deki savunma sanayi, ana muharebe tanklarının yanı sıra zırhlı araçlar, paletli piyade savaş ve taşıma araçları üretiminde uzmanlaşmıştır. Bu silahlar FNSS, Otokar, BMC, Nurol Makina gibi yerel şirketler tarafından üretilmektedir. Bu silahlar dünya çapında çok çeşitli ülkelere ihraç edilmektedir. ALTAY MBT ve KAPLAN tankları, dünya pazarlarında rekabetçi olarak kabul edilen Türk savunma sanayisindeki en ünlü Türk silahları arasına girmiştir. Örneğin; tank imalatı sürecinde Türkiye, Almanya’dan motor ithal etmektedir. Ancak Almanya; Kuzey Suriye’ye müdahale konusundaki görüş ayrılığı nedeniyle Türkiye’ye bu ihracatını engellemişti.

5:4. Cephane endüstrisini gelişimi

Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK); her tür, şekil ve büyüklükte askeri mühimmat üretimini geliştirdi. MKEK, daha önce ithal ettiği mühimmat içinde kullanılan patlayıcı maddeler için “RDX”, “HMX” ve “CXM” kimyasal formülleri üretecek. Kurum, bu mühimmatların kullanıldığı silahların üretiminin yanı sıra 5.56 mm’den 203 mm’ye kadar her boyutta mühimmat da üretmektedir. MKEK ayrıca savaş uçaklarından fırlatılan savaş başlıkları, füzeler, bombardıman uçakları ve bomba üretimi de yapmaktadır. Kurum, tüm bu mühimmat gruplarının endüstrisini tek bir yerde gerçekleştiren dünyadaki tek tesistir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Nisan 2021’de yaptığı açıklamada, Türkiye’nin artık mühimmat ve hava bombardıman uçaklarının temin etmek için hiçbir ülkeye bağımlı olmadığını söyledi. Ordunun mühimmata muhtaç olduğu günlerden kendi kendine yetebilir hale geldiğini kaydetti.

6. Türkiye’de Silah Endüstrisinin Önündeki Engeller

Türkiye’nin iç askeri sanayisinde karşılaştığı en önemli engellerden biri: Türkiye’nin motor üretiminde diğer ülkelere bağımlı olması. Örneğin; tank üretimi sürecinde; Türkiye, Almanya’dan motor ithal ediyor. Ancak Almanya, Türkiye’nin Kuzey Suriye’ye müdahalesi nedeniyle motor ihracatını durdurmuştu. İnsansız hava aracı AKINCI’nın üretiminde Türkiye, Ukrayna’dan AI-450 Turboprop motorlarını almaktadır. Ancak Ukrayna Türkiye’nin sanayileşme sürecinin ve askeri teknoloji alışverişinin ortağı değil. Buna ek olarak, Türkiye, yeni pazarlara ve büyük yatırımları finanse etmeye ihtiyaç duymaktadır. Para biriminin değer kaybetmesi nedeniyle ithal edilen bazı ürünlerin maliyeti artmıştır. Türkiye bu amaçla savunma sanayisine yatırım yapmak için Katar ile ortaklık kurmuştur. Bu ortaklığın, Türkiye’nin savunma sanayisinin gelişimi için ihtiyaç duyduğu finansmanlığı sağlaması bekleniyor.

Bazı siyasi gelişmeler de Türkiye’nin gereksinim duyduğu teknolojik deneyimi elde edememesine neden olmaktadır. Nitekim; Türkiye’nin F-35 savaş uçağı geliştirme programından çıkarılması (Rus S-400 anlaşmasını imzaladıktan sonra) uçağın üretim döngüsü sırasındaki teknolojik deneyimden mahrum kalmasına yol açmıştır.

7. Türk Askeri Sanayisinin 2015-2019 Dönemindeki Gelişimin Objektif Karşılaştırması

2015 öncesi savunma sanayi2015 sonrası savunma sanayi
En iyi 100 savunma sanayi şirketi listesinde yer alan şirket sayısı (Defense News)Yalnızca 1 şirket7 şirket 
İhraç edilen Türk silahlarının değeriYurtdışına yapılan Türk silah ihracatının değeri 1.9 milyon dolar2019 istatistiklerine göre yurtdışına yapılan Türk silah ihracatının değeri 3 milyon dolar
Türk ordusunun milli sanayiye bağımlılık yüzdesiTürk ordusunun milli sanayiye bağımlılığı, genel silahlanma oranının yüzde 30’unu oluşturuyordu2019’da Türk ordusunun milli sanayiye olan bağımlılığı yüzde 70’e yükseldi
Donanma sanayisindeki gelişmeDonanma askeri endüstrileri oldukça sönüktü ve yerel ihtiyaçları karşılamıyordu.Donanma sanayi, savaş ve sismik araştırma gemilerinin inşasında büyük bir gelişmeye tanık olmuştur. Türkiye, ürettiği gemileri dünyanın birçok ülkesine ihraç etmiştir.
İnsansız hava araçları alanındaki  gelişmeDrone projesi başlangıç ​​aşamasındaydı.Drone teknolojisi üretildi ve kabiliyetleri geliştirildi.
Milli askeri sanayiye yapılan harcama hacmiAskeri endüstrileri geliştirmek için yapılan kamu harcamaları 4,9 milyar dolardı.Askeri endüstrileri geliştirmeye yönelik yapılan kamu harcamaları 10,1 milyar dolara yükseldi.
Sınır ötesi askeri operasyonlarda yerli silahların kullanılmasıTürkiye, yerli üretim silahlarını kullanmadı. Türkiye, kendi ürettiği silahları Suriye, Irak, Azerbaycan ve Libya gibi birçok uluslararası alanda kullanmıştır. 

8. Sonuç

Son dönemde Türk askeri sanayi alanında kapsamlı bir dönüşüm süreci yaşanmıştır. Özellikle 2016 yılındaki başarısız darbe girişimi sonrası savunma sanayinin Cumhurbaşkanlığı’na bağlanması ve  ‘Savunma Sanayii Başkanlığı’nın oluşturulması bunda etkili olmuştur. Bu adımda, başkanlık sistemi sayesinde Savunma Sanayii SSB, ülkenin siyasi, endüstriyel ve askeri alanlarda tanık olduğu büyük dönüşümün kalbinde yer almış ve sivil sektörlerin yanı sıra Türkiye’de savunma stratejisi ve teknolojisi alanında da ülkenin ana kurumlardan biri olarak ön plana çıkmıştır.

Türkiye’nin ortaya koyduğu stratejik planlar, ülkenin savunma ve güvenlik teknolojilerindeki üstünlüğünü pekiştirdiği gibi bu üstünlüğü koruyacak sanayileşme, teknoloji ve tedarik programlarına yön vermiştir. Türkiye bu doğrultudaki programları uygulayarak yurt dışından ithalata olan bağımlılığını azaltmayı hedeflemiştir.

Türk firmaları Baykar ve TAI, muharebe özelliklerine ve teknolojisine sahip bir formda insansız hava araçları geliştirmeyi başarabilmiştir. Bu araçlar, kara savaşlarının hızlı, can kaybı ve maddi zayiat olmaksızın çözümlenmesinde daha etkili hale gelmiştir. Kara silahları alanında faaliyet gösteren Türk askeri sanayi şirketleri (tank, zırhlı araç ve mayın tarama gemisi gibi araçlarla) rekabetçi fiyatlara erişmiş ve yüksek bir gelişme düzeyine ulaşmıştır. 2019’da 3.5 milyar dolar ile Türkiye’nin askeri ihracatta ön sıralarda yer almasını sağlamıştır. Deniz askeri endüstrisi de kayda değer bir gelişmeye tanık olmuştur. İstanbul Deniz Gemi İnşa ve Ticaret Şirketi, sismik araştırma gemisi ORUÇ REİS’i ve Türkiye’nin en önemli deniz araçlarından olan TCG Anadolu amfibi hücum gemisini de üretmeyi başarmıştır. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Şirketi (TUSAŞ), yerli üretim ilk savaş uçağının test uçuşunu 2023 yılında cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılında yapacağını duyurmuştur. Türk askeri sanayisinin gelişimi, öncelikle Türkiye’nin askeri sanayilerde motor geliştirme kabiliyetiyle ve yurt dışından silah ithal edilmesi ihtiyacının tamamen ortadan kaldırılmasıyla bağlantılıdır. Türkiye, şu anda milli motor üretme sürecindedir. Motorların yerel olarak üretilmesi için çalışmalar devam etmektedir. Araştırmanın yazıldığı tarih itibariyle, Türkiye’nin kendi kendine yeterlilik hedefine ulaşma ve bazı silah bileşenlerini yurt dışından ithal etme ihtiyacının giderilmesi için zaruri olan milli motor üretim süreci halen devam etmektedir. 

Kaynakça

  1. Transformation of the Turkish Defense Industry: The Story and Rationale of the Great Rise
  2. Transformation of the Turkish Defense Industry: The Story and Rationale of the Great Rise 
  3.  https://www.sipri.org/sites/default/files/2020-07/turkey_2019_0.pdf 
  4. https://www.dailysabah.com/opinion/columns/how-turkish-defense-industry-continues-boosting-its-capabilities 
  5.  TC CUMHURBAŞKANLIĞI : “Türkiye, askerî kapasitesi, ekonomik, siyasi ve diplomatik kabiliyetleriyle güçlü olmak zorundadır” 
  6.  The Republic of Turkey Directorate of Communications.
  7. Transformation of the Turkish Defense Industry: The Story and Rationale of the Great Rise
  8.  Turkey’s Military Build-Up: Arms Transfers and an Emerging Military Industry
  9.   The Republic of Turkey Directorate of Communications 
  10.  Turkey’s Military Build-Up: Arms Transfers and an Emerging Military Industry
  11.  Military-Industrial aspects of Turkish defence policy 
  12.  Turkey’s Plan to Keep Aerospace Defense Forces Soaring 
  13.  Bayraktar Tb2 İnsansız Hava Aracı – Millisavunma.com 
  14.  https://www.trtarabi.com، طائرات بيرقدار المسيرة التركية تغير شكل الحرب الحديثة
  15.  ANKA AKSUNGUR – Millisavunma.com 
  16.  HİSAR-A Otonom Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi 
  17.  How Turkish defense industry continues boosting its capabilities 
  18.   Karakulak Yüksek Frekans Kestirme ve Dinleme Sistemi 
  19.   The rise of the Turkish naval industry – DefenseNews.com 
  20.  TCG Bayraktar Amfibi Tank Çıkarma Gemisi – Millisavunma.com 
  21.  TCG Anadolu Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi (LHD) 
  22.  Askeri Yüzer Havuz – Millisavunma.com 
  23.  MTA ORUÇ REİS (TURKUAZ) Sismik Araştırma Gemisi 
  24.  Denizaltı Kurtarma ve Yedekleme Gemileri – Millisavunma.com 
  25.  Barbaros Sınıfı Fırkateynlerin Yarı Ömür Modernizasyonu – Millisavunma.com 
  26.  How Turkey became one of the world’s leading manufacturers of weapons systems 
  27. https://www.aa.com.tr/ar/تركيا/أردوغان-تركيا-لم-تعد-تعتمد-على-الخارج-في-تأمين-ذخيرتها/2225008 
  28.   Turkish industry prospers, but foreign relations are limiting its potential 
  29.    Turkish industry prospers, but foreign relations are limiting its potential 
  30. https://www.aa.com.tr/ar/السياسة/تركيا-أول-طائرة-حربية-محلية-الصنع-تحلّق-عام-2023-/1142587 

Hasan Alşagel

Hasan Alşagel

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: