Rapor

Suriye Durum Raporu | Kasım / 2019

Genel Özet

Kasım 2019’da Suriye’de savaşın tarafları arasında çatışmaların devam etmesine rağmen, kontrol altında tutulan bölgelerdeki nüfuz dağılımı açısından çok önemli bir değişiklik yaşanmadı. Geçen Ekim ayında muhaliflerin kontrol ettiği alanlarda diğer bölgelere kıyasla temel seviyede bir istikrar yaşanırken, Lazkiye’nin kuzey kırsalında ilerleme girişimlerine rağmen muhaliflerin hâkim olduğu alanlarda herhangi bir değişim yaşanmadı. Yalnızca, çatışmaların eksenindeki birkaç nokta, kontrolünü geri almak için rejimin yoğun saldırılarına şahit oldu. SDG’nin ve rejimin hakimiyetindeki alanlarda da oran değişmedi. Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde çok sayıda çatışma yaşanmasına rağmen, bu gelişmeler Suriye topraklarındaki hakimiyet verilerinde ciddi bir değişime yol açmadı.

İnsan hakları kurumları bu ay aralarında 72 çocuk, 32 kadın ve medya ve sağlık sektöründen 2 sivil toplum örgütü çalışanının bulunduğu 277 sivilin öldürüldüğünü kaydetti. Bu kurumlar, sivillere karşı 13 katliam düzenlendiğini, 203 kişinin keyfi olarak tutuklandığını, sivil ve dini merkezlere 102 saldırı gerçekleştirildiğini belgeledi. Suriye rejimi ve Rusya, 30 Ağustos 2019’da alınan ateşkes kararına rağmen askeri gerginliği tırmandırmaya devam ederken, rejim ve Rus güçleri binlerce sivilin göç ettiği İdlib’in güneydoğu bölgesine yoğun hava saldırıları başlattı.

Suriye’de Türk stratejisinin etkin rolüne bağlı olarak bazı önemli gelişmeler yaşandı. En önemlisi, yabancı DEAŞ’lı mahkumların ülkelerine teslim edilmeleri konusundaki Türk tutumu idi. Bunun yanı sıra, Suriye topraklarındaki askeri girişimlerine ek olarak DEAŞ’a karşı güvenlik operasyonlarıydı. Buna ek olarak, Rusya’nın da Suriye’deki askeri tırmanışı devam etti. Rusya yeni üsler inşa etti ve bölgedeki unsurlarının sayısını artırdı. İdlib bölgesine karşı bombardımanlarını yoğunlaştırdı, Türkiye ile Doğu Fırat bölgesindeki uzlaşma sağlanan alanlarda ortak devriyeler gezmeye başladı. Bu ay, ABD güçleri arasında da hareketlilik yaşandı. Bazı bölgelerden çekilen ABD askerleri, başka bölgelerde konuşlandı. Suriye’nin doğu ve kuzeyinde SDG’nin kontrol altındaki bölgelerde devriye gezen ABD güçlerinin bu eylemleri, Suriye’deki petrol alanlarına DEAŞ’ın dönme korkusu ile eş zamanlı gerçekleşti. Öte yandan raporlar, kaynağı belirsiz 2 bombardıman yapıldığını birinin İran Devrim Muhafızlarına bağlı bir noktayı hedef aldığını, diğerinin ise Fırat Kalkanı bölgesini hedef aldığını doğruladı. Bunlara ek olarak, özellikle Tel Abyad gibi Suriye Milli Ordusu’nun hakimiyetindeki alanlarda sivilleri hedef alan bombalı saldırılar düzenlendi, Dera’da rejim güçlerine karşı düzenlenen suikastlarda artış yaşandı, SMO unsurlarına yönelik suikast eylemlerinde de artış yaşandığı kaydedildi.

Bu ay Suriye’nin kuzeyindeki İdlib bölgesindeki siviller yoğun bir şekilde göç etti. Buna ek olarak SDG, Esed rejimi ve Heyet-i Tahrir-i Şam gibi çatışmanın taraflarına karşı çok sayıda gösteri düzenlendi. Bunun ardından Heyet-i Tahrir-i Şam’ın etki ve hakimiyeti altındaki bölgelerde faaliyet gösteren ‘Kurtarma Hükümeti’ istifa etti. Genel İstişare Konseyi’nden yeni hükümeti kurma görevini vermek üzere yeni bir başbakan tayin edildi.

Öte yandan, bu ay tüm ihtilaflara rağmen Anayasa Komisyonu’na ilişkin görüşmeler devam etti. Komisyonun alt organlarında yer alarak, anayasaya ilişkin tartışma ve müzakerelere doğrudan katılacak isimler ve komisyonun iç sistemine ilişkin anlaşma sağlandığı açıklansa da görüşmeler ilk tur kayda değer bir ilerleme olmadan tamamlandı. Görüşmelerin ikinci turunun başlamasından önce rejim heyeti -ilk olarak anayasa maddelerinin değil, terörle mücadele ve ‘düşmanlık’ olarak tanımladığı “Türk operasyonunu kınama” talebinin- ardından müzakerelerden çekildi.

Bu süreçte Suriye ekonomisi daha önce eşi benzeri görülmemiş bir çöküş yaşadı. Bir Suriye Lirası’nın bedeli, dolar karşısında 800 lirayı aştı. Bu durum vatandaşların alım gücünü etkiledi, öyle ki Suriye’nin çeşitli bölgelerinde temel gıda maddeleri, yakıt ve kira bedellerinde ciddi bir artış yaşandı.

Saha Verisi

Bölgelerdeki Nüfuz Dağılımı Değişiklikleri

Kasım 2019’da bölgedeki nüfuz dağılımı üzerinde belirgin bir değişiklik yaşanmadı, genel bir istikrar hâkim oldu. Bölgedeki güçler, genel olarak kontrol alanlarını geçen ayki şekilde korumaya devam etti. Muhalif gruplarının Lazkiye’nin kuzey kırsalında ilerleme girişimlerine ve çatışmaların eksenindeki birkaç noktayı kontrol etmelerine rağmen genel hakimiyet oranı değişmedi. Ancak rejim bu noktaları geri almak için saldırılarını yoğunlaştırınca bölgeleri tekrar ele geçirdi. Benzer şekilde, SDG veya rejimin kontrolündeki toplam yüzde de değişmedi. Barış Pınarı bölgesinde çok sayıda çatışma yaşandı, ancak sahadki genel hakimiyet verilerinde bir değişikliğe yol açmadı.

İnsan Hakları İhlalleri

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Kasım 2019’da yayınladığı raporunda Suriye’deki kurbanlarla ilgili çeşitli istatistikler kaydetti:

Bu ay aralarında 72 çocuk, 32 kadın, 1 basın mensubu, 3 sağlık sektörü mensubu, 2 sivil toplum örgütü mensubu bulunan 277 sivil, savaşın ana aktörleri eliyle öldürüldü. Rapora göre 27 kişi işkence sonucu ölürken, sivillere karşı 13 katliam yapıldı.

Rapor, çoğunluğu rejim tarafından Şam ve Dera kırsalında olmak üzere 8’i kadın 203 kişinin keyfi olarak tutuklandığını aktardı. Sivil merkezlerine karşı 102 saldırı kaydedilirken, bu saldırıların 85’i rejim ve müttefiki Rusya tarafından gerçekleştirildi. Saldırılar genel olarak İdlib çevresinde yoğunlaştı. 18’i okullara, 14’ü sağlık merkezlerine 19’u ise camilere yönelik gerçekleştirildi.

Rapora göre, Suriye rejimi tarafından İdlib’in kuzey kırsalında mültecilerin kaldığı bir kampa yönelik düzenlenen misket bombalı saldırıda, 10’u çocuk 3’ü kadın toplam 15 sivil katledildi.

İdlib ve Lazkiye eyaletlerinde Suriye rejim kuvvetlerinin helikopterleri tarafından atılan yaklaşık 350 varil bombası atıldı, 3 sivil hayatını kaybetti. Ayrıca, sivil noktalarına 7’den fazla saldırı düzenlendi. Biri okula, ikisi ibadet mahalline ikisi de sağlık merkezine.

Rejimin saldırıları çoğunlukla sivillere yönelikti, bu nedenle yargısız infaz suçlamalarına neden oldu. Tutuklama, işkence ve zorla alıkoyma gibi insan hakları ihlalleri yapan ve gelişigüzel bombardıman yapan rejim, yerleşim yerlerini ve binaları yerle bir etti.

Sahadaki Askeri Hareketlilik

  1. Rejimin Askeri Kampanyaları

Bu ay, Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu ve rejim destekli SDG arasında Haseke’deki Tall Tamar ve Rakka’daki Ayn İsa merkezli çatışmalar yaşandı. Bu süreçte, Suriye rejimi ve Rusya’nın 30 Ağustos 2019’daki ateşkes kararına rağmen askeri tırmanışı sürdürdü. Rusya ve rejim, Nisan 2019’dan beri yoğun hava saldırısı altına aldığı bölgeyi bombalamaya devam etti. Saldırılar çok sayıda kişinin öldürülmesi, yüzlerce kişinin yaralanması ve 1 milyondan fazla insanın göç etmesine yol açtı. Bununla beraber Han Şeyhun, Kafar Nabuda ve Madik Kalesi gibi stratejik noktaları ele geçiren rejim, İdlib’in güneydoğu kırsalındaki 3 köyü ele geçirme operasyonu tamamlamak için kara ve hava harekâtı başlattı.

  1. Muhalif Grupların Askeri Girişimleri
  2. Lazkiye Kırsalı

Bu ayın başında pek çok askeri grup Suriye rejimine ait Lazkiye’nin kuzey kırsalındaki askeri noktalara yönelik operasyon başlattı. Gruplar, bu operasyonlar neticesinde Talal Raşu, El-Melik, Zincirli, El-Azm ve Beyt el-Azm köylerine ek olarak çok sayıda bölge ele geçirdi. Ancak yoğun hava saldırıları ve bombardımanlar nedeniyle ele geçirdiği bölgelerden çekilmek zorunda kaldı. Öte yandan muhalifler ile Rusya ve İran destekli rejim güçleri arasında El-Kebine ve çevresinde günlük çatışmalar yaşandı.

  1. Barış Pınarı Harekâtı Bölgesi
  • Rakka’da bazı noktalara karşılıklı olarak hâkim olan Türkiye destekli SMO ile SDG arasında çatışmalar yaşandı. SMO, Rakka’daki bir köyü ve Haseke’ye bağlı Tall Tamar’da 2 köyü ele geçirirdi. Bu sırada, Esed rejimi Türkiye-Suriye sınırındaki Haseke bölgesinde yer alan Tall Tamar’a bağlı bazı köylerde SMO’nun saldırılarına maruz kalınca geri çekildi. SMO, 14 Kasım 2019 tarihinde, SDG ile çatışmalarının ardından Haseke bölgesindeki Tall Tamar’a bağlı çok sayıda araziyi ve askeri noktayı ele geçirdi. Ancak SMO, SDG’nin Rus güçleri eşliğinde Tel Tamar, Arişah, Dadudiyye, Aziziye ve Cemiliye bölgelerine girmesinin ardından, Türk-Rus Anlaşmasının maddelerinden birisini uygulamak için Türk-Rus güçlerinin gözeiminde bölgeden geri çekildi.
  • Öte yandan SDG ve SMO arasında, SDG’nin Türkiye-Suriye sınırını havan toplarıyla hedef almasının ardından çatışma çıktı. SMO, bu çatışmaların sonucunda Rakka’nın kuzeyindeki Ma’lek ve Sayda köylerini ele geçirirken, Türk ordusunun SDG’ye ait noktalara ve Ayn İsa’nın kuzey ve doğusuna 12 hava saldırısı düzenlemesinin ardından Ayn İsa Kampı’nda kontrolü sağladı. Türkiye Savunma Bakanlığı, Akça’ya bağlı sınırdaki Mahfez bölgesine yönelik havan saldırısında 2 Türk askerinin şehit olduğunu duyurdu.
  • Anadolu Ajansı, Fırat’ın doğusunda SDG’ye karşı askeri operasyonun başlamasından bu yana 224 SMO askerinin şehit edildiğini, 692’sinin ise yaralandığını açıkladı.
  • Rasulayn’da SDG ile SMO arasında çıkan çatışmalarda, SDG saflarında savaşan The Free Burma Rangers Örgütü’nden 1 kişi öldürüldü, 1 kişi de yaralandı. 

Suikastlar

Bu ay Suriye rejimi, SDG, SMO’ya ve Hristiyan din adamlarına yönelik çok sayıda suikast eylemi yaşandı.

  1. SMO’ya Yönelik Suikastlar:
  1. 2 Kasım 2019: kimliği belirsiz kişiler SMO’dan 3 savaşçıyı öldürdü.
     
  2. 2 Kasım 2019: Halep’in kuzeyindeki Azez’e bağlı Kelcibrin köyünde SMO’lu bir komutan aracına yüklenen bomba ile öldürüldü.
     
  3. 13 Kasım 2019: Halep’in kuzeyindeki Rai bölgesinde SMO’lu 2 askere ateş açılarak öldürüldü.
     
  4. 15 Kasım 2019: Kimliği belirsiz kişiler, Halep’in kuzeyindeki Afrin’de 3 SMO’lu askeri ateş ederek öldürdü.
  1. Eski ÖSO Savaşçılarına Yönelik Suikastlar:
     
  1. 4 Kasım 2019: Kimliği belirsiz kişiler, rejimin kontrolündeki Dera bölgesinde eskiden ÖSO’da savaşçı olan bir kişiyi ateş açarak öldürdü.
     
  2. 5 Kasım 2019: Kimliği belirsiz kişiler, Humus’a bağlı Telbise kentinde eskiden ÖSO Komutanlığı yapan bir kişiyi ateş açarak öldürdü.
     
  3. 29 Kasım 2019: Dera’da eski ÖSO savaşçısı olan 2 kişi ateş açılarak öldürüldü.
  1. Rejim Unsurlarına Yönelik Suikastlar:
  • 4 Kasım 2019: Suriye Rejimine Bağlı Dera’nın Inhil, kimliği belirsiz 2 kişi Emniyet Birim Başkanı’nı suikast düzenleyerek öldürdü.
     
  • 4 Kasım 2019: Dera’ya bağlı Sanameyn kentinde rejim güçlerinden 1 kişi öldürüldü, 2 kişi yaralandı.
     
  • 5 Kasım 2019: Dera’da Lübnan Hizbullahı’na bağlı milislerle birlikte çalışan bir hemşire öldürüldü.

4.Rejim Unsurlarına Yönelik Suikastlar:

  1. 4 Kasım 2019: DEAŞ, SDG’ye bağlı El-Senadid unsurlarından 3 kişiyi ateş açarak öldürdü.
  2. 11 Kasım 2019: Deyrizor’un doğusundaki Dhiban’da 1 SDG unsuru açılan ateş sonucu öldürüldü.

5.Sivillere ve din adamlarına yönelik suikastlar:

  1. 5 Kasım 2019: Dera halkı vurularak öldürülen bir gencin cesedini buldu.
     
  2. 11 Kasım 2019: DEAŞ Deyrizor ve Haseke arasında Ermeni kilisesinin restore etmeye giden “Huveysib Bedu” ve “Hanna” lakaplı Rahip İbrahim ve babasının öldürülmesine ilişkin suikasti üstlendi.
     
  3. 11 Kasım 2019: Dera halkı Esed rejiminin kontrol merkezine yakın bir noktada vurularak öldürülen bir gencin cesedini buldu.

Halk hareketleri:

Bu ay Suriye’deki çatışmanın tarafları olan Sdg Suriye rejimi ve heyeti Tahrir inşam örgütlerine karşı pek çok bölgede gösteriler düzenlendi.

  1. Suriye rejimine karşı düzenlenen en önemli gösteriler:
  1. 1 Kasım 2019: Öz yönetimin hakimiyeti altındaki Rakka bölgesinde esed rejiminin Rakka ve has ekenin köylerine girmesine karşı gösteri düzenlendi.
  1. 9 Kasım 2019: Sdg yönetimindeki Mansura bölgesinde esed rejiminin Rakka ve has ekenin köylerine girmesine karşı gösteri düzenlendi.
  1. 12 Kasım 2019: Kimliği belirsiz kişiler esed rejiminin kontrolü altındaki Dera’da evlerin okulların ve kabirlerini duvarlarına Hizbullah militanlarının serbest bırakılmasına ilişkin afişler astı.
  1. 13 Kasım 2019: esed rejiminin kontrolü altındaki Dera’da bölgedeki İran varlığını bitirmek ve mahkumları serbest bırakılması talebiyle gösteri düzenlendi.
  1. 15 Kasım 2019: Dera bölgesinde onlarca kişi İranlı mahkumların serbest bırakılması talebiyle gösteri düzenledi. Bundan saatler önce doğudaki Kerak köyünde esed rejimi zindanlarındaki tutukluların serbest bırakılmasına ilişkin afişler asılmıştı.
  1. Heyeti Tahriri Şama karşı En Önemli Hareketler:
  • 2 Kasım 2019: İdlip ve kuzey kırsalındaki bazı köylerde heyeti tahriri Şam örgütü ve lideri muha ebu Muhammet el Cevlani’ye karşı gece gösterisi düzenlendi.
  • 4 Kasım 2019: İdlip kentinde kurtarma Hükümeti’nin kış mevsiminin gelmesiyle beraber ekmeğin gramajını düşürmesi ve yakıt fiyatlarına zam yapmasını protesto etti.
  • 5 Kasım 2019:
  • 7 Kasım 2019: İdlib’in kuzeyindeki köylerden yüzlerce kişi, Kafar Khaktrim’e kadar yürüyerek HTŞ’nin ablukasına tepki gösterdi. İdlib’in Sarmada, Eriha ve Taftanaz, Maarret El Numan ve Killi gibi bölgelerinde de HTŞ hakimiyetinde yaşayan halkın çağrısı üzerine bölge halkı ile dayanışma gösterisi düzenlendi.
  • 15 Kasım 2019: İdlib ve Maarret El-Numan’da onlarca kişi Esed rejimine ve HTŞ’nin kontrolü altındaki bölgelerde faal ‘Kurtarma Hükümeti’ne karşı gösteri düzenledi.
  • 28 Kasım 2019: Maarret El-Numan ve Sarmada ile Kafar Khaktrim’den onlarca kişi HTŞ, Suriye rejimi ve Rusya’ya karşı gösteri düzenleyerek, Rusya ve rejimin askeri saldırılarına tepki gösterdi.
  1. Türkiye’ye yönelik en önemli gösteriler:
  • 4 Kasım 2019: Türkiye-Suriye sınırındaki Bab El-Selame kapısı yakınlarındaki Tel Rıfat’ta mülteciler SDG’nin kontrolü altındaki bölgelerine geri dönmek için oturma eylemi düzenledi.
  • 9 Kasım 2019: Türkiye-Suriye sınırındaki Bab El-Selame kapısı yakınlarındaki Tel Rıfat ve çevresindeki yüzlerce mülteci SDG’nin kontrolü altındaki bölgelerine geri dönmek için oturma gösteri düzenledi.
  • 13 Kasım 2019: Halep’in kuzeyinden ve doğusundan onlarca mülteci, Cerablus’tan SDG hakimiyetindeki kendi köylerine dönmek için 3 günlük oturma eylemi düzenledi.

Heyet-i Tahrir-i Şam Bölgesindeki İdari Gelişmeler

HTŞ’nin hakimiyetindeki bölgelerde önemli idari gelişmeler yaşandı. Bölgeyi yöneten ve karar mekanizmasına sahip olmasıyla bilinen ‘Kurtarma Hükümeti’ istifa etti, Genel Şura Konseyi de 17 Kasım 2019 tarihinde istifayı kabul etti. Konsey, istifa eden hükümeti alternatif hükümet için çalışma görevi verirken, üyelerinden de başbakan adaylığı için isim önerileri istedi. Konsey’in 94 üyesinin oyunu alarak üçte ikilik çoğunluğu elde etmeyi başaran Mühendis Ali Kideh göreve geldi. Konsey Kideh’e 18 Ocak 2019 tarihinde hükümeti kurma görevi verdi. İdlib’deki çok sayıda aktiviste göre bu adım, bölge halkının öfkesini yatıştırmadığı gibi, hükümeti despot El-Cevlani’nin sivil uzantısı olarak görmeye devam etti. Halka göre HTŞ ile Kurtarma Hükümeti, farklı gömlekleri giyseler de aynı bedene sahip olan iki farklı unsur.

Bombalı Araç Saldırıları

Bu ay özellikle Tel Abyad başta olmak üzere Suriye Milli Ordusu’nun hakimiyetindeki bölgelerde çok sayıda bombalı araç saldırıları düzenlendi. Türkiye, bu saldırıları YPG’nin yaptığını ifade ederek, örgütü Barış Pınarı, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı bölgelerine bomba yüklü araçları göndermekle suçladı. Kasım ayı boyunca gerçekleşen saldırıları şu şekilde sıralamak mümkündür:

  1. 1 Kasım 2019: Rakka’nın kuzeyindeki Tel Abyad’da bir pazar yakınında bomba yüklü araç infilak ettirildi, çoğu kadın ve çocuklardan oluşan 30 kişi hayatını kaybetti.
     
  2. 5 Kasım 2019: Tel Abyad’daki ana çarşının yakınlarında düzenlenen bombalı araç saldırısında 2 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.
     
  3. 16 Kasım 2019: El-Bab’da bir garajda düzenlenen saldırıda aralarında 1 çocuk ve 6 kimliği belirsiz adamla beraber 14 kişi hayatını kaybetti, aralarında kadın ve çocukların bulunduğu 52 kişi ise yaralandı. Saldırıda polis merkezi ve kontrol noktası yok olurken, ‘Güvenlik Güçleri ve Polis Teşkilatı’ saldırının sorumlusunun yakalandığını açıkladı. Ancak saldırıya ilişkin soruşturmanın sonuçları açıklanmadı.
     
  4. 23 Kasım 2019: Tel Abyad’daki sanayi bölgesinde yer alan El-Hamadi İstasyonu’nda düzenlenen saldırı 8 kişinin ölümü, 20 kişinin ise yaralanmasıyla sonuçlandı. Yaralananlar arasında 5 çocuk ve 3 kadın da var.
     
  5. 26 Kasım 2019: Haseke’nin kuzeyindeki Rasulayn’a bağlı Tel Halef’te düzenlenen bombalı araç saldırısında 17 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi ise yaralandı. Yaralananlar arasında 12’si çocuk.

Türkiye’nin Girişimleri  

Suriye’de Türk stratejisinin etkin rolüne bağlı olarak bazı önemli gelişmeler yaşandı. En önemlisi, yabancı DEAŞ’lı mahkumların ülkelerine teslim edilmeleri konusundaki Türk tutumu idi. Bunun yanı sıra, Suriye topraklarındaki askeri girişimlerine ek olarak DEAŞ’a karşı güvenlik operasyonlarıydı.

1. DEAŞ’lı Tutukluların İade Meselesi 

  • Türkiye İçişleri Bakanı, DEAŞ’lı mahkumların vatandaşlıktan çıkarılmış olsa dahi ülkelerine iade edileceğini açıkladı. Avrupa ülkeleri bu adımı reddetti ancak bakanlık başlangıç olarak biri ABD’li biri Alman biri ise Danimarkalı 3 DEAŞ mensubunun iade edildiğini, yakın vakitte ise aralarında Alman, Hollandalı ve Fransız vatandaşı olan 7 DEAŞ’lının iade edileceğini duyurdu.
  • Türkiye, 5 Kasım 2019’da yapılan DEAŞ’a yönelik güvenlik operasyonları kapsamında Ebu Bekir Bağdadi’nin kız kardeşinin Halep’in Azez bölgesinde 5 çocuğuyla beraber tutuklandığını duyuradu.

2. Türkiye’nin SDG’ye Yönelik Hamleleri

  • Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’la yaptığı görüşmede SDG’nin üzerinde ABD-Türkiye ve Türkiye-Rusya tarafından anlaşma sağlanan güvenli bölgeden çekilmediğini ifade etti. Erdoğan, Türk askerlerine yönelik saldırılar karşısında sessiz kalamayacaklarını vurgulayarak, Türkiye’nin diğer devletler Suriye’den çekilmediyçe bölgeden ayrılmayacağının altını çizdi. Erdoğan, YPG’nin sınırı terk edene kadar operasyonların süreceğini ekledi. ABD Başkanı ile Beyaz Saray’da bir araya gelen Erdoğan, Türkiye’nin SDG’ye karşı askeri operasyonun terörle mücadele konusunda önemli bir adım olduğunu ifade ederek YPG’nin Suriye’deki ayrılıkçı gündemine ağır bir darbe vurduğunun altını çizdi.
  • Öte yandan SDG, Türkiye ve SMO’nun Rakka ve Haseke’nin kuzeyinde 1100 kilometrekarelik bir alanı ele geçirdiğini duyurdu. Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar ise Rusya’nın Türkiye’ye 34 bin SDG unsurunun, 3 bin 200 ağır silahlarıyla birlikte Türkiye sınırından yaklaşık 30 kilometrekare derinliğe doğru çekildiğini bildirdiğini aktardı. Akar, Türkiye’nin çok sayıda SDG unsurunun rejim askeri kılığında Münbiç, Aynel Arap ve güvenli bölgedeki anlaşma sağlanan bölgelerde varlık gösterdiğinden şüphe duyduğunu ifade etti.

3. Türkiye’nin Rejime Karşı Girişimleri

  • Türkiye, bu ay Barış Pınarı Harekâtı Bölgesi sınırındaki Haseke kırsalı ve Tel Tamar bölgesindeki rejime ait noktaları sık sık bombaladı. 9 Kasım 2019 tarihinde aralarında rejim subaylarının da bulunduğu 9 unsur öldürüldü, rejime bağlı TV kanalının muhabiri ise yaralandı. Bir başka Türk operasyonu, rejimin Rakka’daki Ayn İsa bölgesinden çekilmesiyle sonuçlandı.
  • Öte yandan Türk güçleri bu ayın başında 18 rejim unsurunu -aralarındaki anlaşma gereği- Rusya’ya teslim etti. Türkiye, bu unsurları Rasulayn bölgesinde Derbesiye yakınlarında SMO’nun düzenlediği operasyonla esir almıştı.

Rusya’nın Girişimleri

Bu ay Rus operasyonları devam ederken, yeni askeri üsler inşa etti. İdlib bölgesine yönelik yoğun hava saldırılarına devam ederken, bölgedeki Rus unsurlarının sayısı da artırıldı.

1. Rus Güçlerinin Yayılması

  • Bu ayın başında, Rus askeri polisinden 300 unsur ve 20 zırhlı araç Türkiye ile anlaşması çerçevesinde ortak devriye gezme amacıyla bölgeye giriş yaptı. Ayn İsa beldesinde SDG ile birlikte konuşlanan Rus güçleri bu hamlenin ardından 6 Kasım 2019’da yaklaşık 40 askeri zırhlı araç, Askeri teçhizat, ağır silahlar ve mühimmat taşıyan bir tır Ayn İsa’dan yola çıkarak Tabaka’ya vardı ve ’92 Tugayı’na katıldı.
  • Öte yandan, ABD güçlerinin çekilmesinin ardından Rus güçleri 14 Kasım 2019’da ‘Sırrin Askeri Üssü’ olarak bilinen Matar Üssü’ne yerleşti. Bu adımın ardından Rusya, 15 Kasım 2019’da Kamışlı Havalimanı’na helikopter pisti inşa etti. Rusya, bu üsse askeri hava savunma araç göndererek, 40 askeri araç ve 160 asker ve subayla takviye etti. Bu güçler, Kamışlı Havalimanı’nı yakınlarındaki ‘Nadi Tarım Bölgesi’ne konuşlandı.

2. İnsan Hakları İhlalleri

  • Rus güçlerinin Lazkiye’nin kuzey kırsalı ve İdlib’in köylerine başlattığı şiddetli askeri saldırılarla birlikte aktivistler, sosyal medya üzerinden paylaştıkları görüntülerin ilk kısmında Rusça konuşan askerler, sivil kıyafetleri giyinen bir kişinin büyük bir balta ile kestiği el ve ayaklarını gösterirken, vidonun ikinci kısmında adamın kesik başının ve iki elinin yanında duran Rus askerleri, benzin dökerek cesedi yakıyor. Bu videonun ilk kısmı 2017 yılında yayınlanmıştı, ancak ikinci kısmı bu ay yayınlandı. İki video kıyaslandığında, olayın aynı bölgede gerçekleştiği, öldürülen adamın ve askerlerin aynı kişiler olduğu görülüyor.

ABD’nin Girişimleri

Bu ay, ABD güçleri bazı bölgelerden çekilirken bazı bölgelerde varlığını sürdürmeye devam etti. Buna ek olarak SDG’nin hakimiyetindeki bölgelerde devriye gezen ABD güçleri, DEAŞ’ın geri döneceği endişesiyle petrol alanlarındaki varlığını sürdürmeye gayret etti.

  1. ABD Güçlerinin Girişimleri ve Yeniden Yayılması

  • Bu ayın başında, ABD güçleri ve mekanizmaları ‘Öz Yönetim’e bağlı ‘Asayiş Güçleri’ eşliğinde Haseke bölgesindeki Malikiye’de, Süveydiyye petrol alanı, Çil Axa, Rmelan ve Al-Ya’rubiyah bölgelerinde devriye gezdi. Bunun yanı sıra onlarca askeri araba, tırlardan oluşan ABD konvoyu, 11 Kasım 2019 tarihinde Halep’e bağlı Aynel Arap’ın güneyinde yer alan ‘Sırrin Üssü’ olarak bilinen ‘Sebt’ hava üssüne konumlandı. Ancak bu konvoy Rus güçlerinin bölgeye konuşlanması için 13 Kasım 2019’da üssü terk etti. Aynı şekilde 4 Kasım 2019 tarihinde bir başka ABD askeri heyeti Aynel Arap’tan çekilerek Irak Bölgesel Kürt Yönetimi bölgesine geçmişti.
     
  • ABD, Suriye’de yaklaşık 600 askerinin kalacağını duyurmasının ardından, 28 Kasım 2019’da Kamışlı bölgesi yakınlarında Al-Tlul’da şehrin 15 kilometre kadar güneyine yeni inşa ettiği askeri üsse unsurlarını yerleştirdi. Kamışlı’nın batısındaki Hemo köyü ve doğusundaki Kahtanieh askeri üssüne askeri takviye yapan ABD, 29 Kasım 2019 tarihinde Rmelan, Malikiye, Çil Axa, Al-Ya’rubiyah, Süveydiyye petrol alanı ve Deyrizor’daki El-Ömer petrol sahasına Irak’tan zırhlı araç ve askeri araç takviyesi yaptı.
  1. ABD Devriyeleri

 ABD SDG’nin yönetimindeki bölgelerde devriyeler gezdi. İlk devriye 3 Kasım 2019 tarihinde, Malikiye’den başlayarak Kamışlı’nın Rmelan bölgesinde sonlandı. İkincisi ise 4 Kasım 2019 tarihinde Rmelan bölgesinden başlayarak, Ayn Divar bölgesinden geçerek Irak-Suriye sınırındaki Semalkan Sınır Kapısı’nda sonlandı. Ayn Divar bölgesi, özellikle Barış Pınarı Harekatı’nın başladığı günlerde hava operasyonlarına maruz kalmıştı.

  1. Suriye’de Kalma Planı

ABD’den yapılan açıklamalar, Suriye’de belirsiz bir süre boyunca askeri varlığını sürdüreceğini ortaya koydu. Bu açıklamalar ABD’de karar mekanizmalarını etkileyen önemli isimler tarafından yapıldı. ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley, 11 Kasım 2019’da ABC kanalına yaptığı açıklamada ülkesinin Suriye’de yaklaşık 600 askerini bulundurma konusundaki kararlılığını belirtti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanı (CENTCOM) Kenneth McKenzie,

Manama Diyaloğu Zirvesi’nde yaptığı açıklamada Suriye’de şu anda yaklaşık 500 ABD askerinin bulunduğunu ifade ederek, “Önümüzdeki günlerde DEAŞ’a yönelik operasyonların artmasını bekliyorum” şeklinde konuştu.

  1. ABD’nin Diğer Girişimleri

ABD, daha önce Suriye’de DEAŞ tarafından kaçırılan 5 Hristiyan din adamı hakkında bilgi edinmek için 17 Kasım 2019 tarihinde 5 milyon doları ödül koydu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Twitter’daki “Adalet Ödülleri” hesabından yaptığı paylaşımda ‘Rahip Paolo’nun da aralarında bulunduğu 5 Hristiyan din adamının DEAŞ tarafından kaçırıldığını duyurdu.

Ortak Devriyeler

Bu ay Türk-Rus güçleri arasında ortak devriyeler yapılırken, diğer taraflar arasında ortak devriye yapılmadı. Bu devriyeleri şu şekilde sıralamak mümkün:

  1. Türkiye ve Rusya anlaşmalarının ardından ilk askeri ortak devriyesini bu ayın başında Haseke bölgesinde gerçekleştirdi. 5 Rus, 4 Türk askeri aracının katıldığı devriye Amuda ve Derbesiye beldeleri arasında, Suriye topraklarının 10 kilometre derinliğinde gerçekleşti.
     
  2. 4 Kasım 2019 tarihinde ilk kez Türkiye-Suriye sınırındaki Aynel Arap kentinde devriye gezen Türk-Rus güçleri devriyeyi Rakka’nın kuzeyindeki Tel Abyad’da noktaladı.
     
  3. 11 Kasım 2019’da ortak 4’üncü devriyelerine Haseke’nin kuzeyindeki Derbesiye bölgesinden başlayan iki ülkeye İHA’lar eşlik etti.
     
  4. 14 Kasım 2019’da gerçekleşen bir başka ortak devriye yine Derbesiye’nin Shirk bölgesinden başladı, Beir Kenis’ten geçerek Tebeş köyüne doğru yöneldi.
     
  5. İki ülke arasında bir başka ortak devriye 16 Kasım 2019 tarihinde Malikiyah bölgesindeki Maabadah kasabası yakınlarında yer alan Deyr Al-Ghusn köyünden başladı ve iki uçak eşliğinde bir dizi sınır sınır köyünü gezdi.

Kaynağı Belirsiz Hava Saldırısı

Kasım’da, biri Ebu Kemal bölgesindeki İran Devrim Muhafızları’nı hedef alan iki hava saldırısı vakası yaşandı. Saldırıların kaynağı belirlenemedi.  9 Kasım 2019’da gerçekleşen saldırıların ikincisi ise Halep’in doğu kırsalındaki El-Bab’a bağlı Tarahen köyüne yönelik gerçekleşti. 26 Kasım 2019’da Cerablus’a yakın noktalara saldırı düzenlenirken, ilkel bir petrol arıtma tesisi hedef alındı.

DEAŞ’ın Suriye’deki Girişimleri

Bu ay, DEAŞ’ın Suriye’deki saldırılarında artış yaşandı. Örgüt, ülkenin farklı bölgelerinde yaklaşık 90 farklı saldırı düzenledi. Özellikle 45 saldırı ile örgüt Deyrizor’u hedef alırken, Haseke’de 18 saldırı, Rakka’da ise 10 saldırı düzenlendi. Dera’da 9, Humus’ta 4 saldırı gerçekleştirilirken, Halep kırsalında 1 saldırı düzenlendi.

Örgütün, el yapımı patlayıcıları kullandığı saldırılarında ilk etapta SDG’yi hedef alırken, ikinci aşamada rejim güçleri hedef alındı. SDG’ye yönelik saldırıların sayısının 75’e ulaştığı ifade edilirken, özellikle SDG’den ve rejimden isimlere yönelik suikastlara işaret edildi. Bu saldırılar, örgütün istihbarat ve güvenlik gücünde bir büyüme olduğunu ortaya koydu.

Örgütün düzenlediği saldırıların en önemlileri şöyle:

  • 2 Kasım 2019: Deyrizor’un Ebu Kemal bölgesinde rejim güçleri ve İran milislerinden oluşan bir konvoya düzenlenen saldırı Suriye ordusunun 4 aracının imha edilmesi ve beş unsur ve birkaç subayın ölümüyle sonuçlandı.
     
  • 8 Kasım 2019: DEAŞ unsurları, Mansure’nin güneyinde SDG konvoyunu pusuya düşürdü, 13 SDG üyesi öldürüldü, askeri araçlar kullanılamaz hale getirdi.
     
  • 9 Kasım 2019: Dera’nın doğu kırsalında rejim askerlerini taşıyan bir kafile el yapımı patlayıcılarla hedef alındı, kafiledeki askerlerin çoğu hayatını kaybederken, yaralananlar da oldu.
     
  • 11 Kasım 2019: DEAŞ, Ermeni Kilisesi’ni restorasyona gittikleri ırada öldürülen Rahip İbrahim Hanna ve babasının suikastini üstlendi.
     
  • 16 Kasım 2019: Örgüt, Sukhnah çölünde rejim konvoyuna pusu kurdu, 3 askeri araç kullanılamaz hale gelirken, 1 asker öldürüldü, 10 asker yaralandı ve rejim askerleri esir alındı.
     
  • 29 Kasım 2019: Busayrah kentinin İbriha köyünde bazı caddeleri ele geçiren DEAŞ, motorsikletlerle baskın düzenledikleri kentte SDG ile çatıştı. Bölgeye girip çıkanları 3 ayrı noktada kontrol ettikten sonra bölgeden çekildiler.

Mahkumlar Dosyası

Bu ay Heyet-i Tahrir-i Şam ve Suriye rejimi gibi ülkedeki çatışmanın taraflarının ellerindeki mahkumları serbest bıraktığı gözlemlendi. Bu konudaki veriler şöyle:

  1. Heyet-i Tahrir-i Şam:
  1. 14 Kasım 2019: Suriye’nin başkenti Şam yakınlarındaki Madaya’dan göç eden medya aktivisti Amjad Al-Maleh serbest bırakıldı. Maleh, İdlib’deki hapishanede yaklaşık 2 yıl tutulmuştu.
     
  2. Aktivist ve gazeteci Mohammed Jadaan, bilinmeyen nedenlerle 2 ay mahkûm edildikten sonra güney İdlib’deki kontrol noktalarından birinde serbest bırakıldı.
     
  3. ‘HTŞ militanlarını bıçaklama’ gerekçesiyle örgüt tarafından tutuklanan Kinane El-Hindawi ile işi ve temas kurduğu taraflara ilişkin tahkikat yapıldı.
     
  4. Suriye Rejimi:
  1. 14 Kasım 2019: Doktor Kasım El-Hüseyin Dera’da El-Ghariye bölgesinde tutuklanmasından saatler sonra Dera halkı ile Müzakere Komisyonu arasındaki görüşmeler sonrası serbest bırakıldı.

Esed Rejimi ve SDG ilişkisi

Bu ay rejim ve SDG arasındaki ilişki gel-gitler yaşadı. SDG, kendisini federal veya yerel idare olarak tanıma rüyası için Esed rejimi ile Rakka ve Haseke kırsalında iş birliği yaptı. Rejime, bu güçlerin temelini oluşturan yerel yönetimi kabul etme şartı ile güçlerini Suriye ordusuna katmayı teklif eden SDG, rejimin diyalog konusunda ısrarcı olmadığını ifade ederek bu olumlu adımlarını geri çekti.

Esed rejimi, SDG ile kurduğu ilişki sayesinde Fırat’ın doğusundaki çeşitli bölgelere güçlerini konuşlandırdı:

  • 1 Kasım 2019: Rejime bağlı güçler, YPG eşliğinde Rakka’nın kuzeydoğusundaki Ayn İsa beldesine yerleşti.
     
  • 4 Kasım 2019: Suriye rejimi güçleri Tel Tamar bölgesine çok sayıda ağır askeri araçlar gönderdi.
     
  • 5 Kasım 2019: Rejim güçleri Ayn İsa beldesi yakınlarındaki Kantari’de SDG ile ortak noktalarını güçlendirdi.
     
  • 5 Kasım 2019: Rejim güçleri Türkiye-Suriye sınırında Haseke’nin kuzeyinde 6 sınır noktası inşa etti.

SDG ve rejim arasındaki ilişkilerde ise bu ay şu gelişmeler yaşandı:

  • 2 Kasım 2019: SDG, rejime örgütün talep ettiği ‘öz yönetim’ meselesini çözecek şekilde rejimi yeniden yapılandırması halinde kendi güçlerini rejime katma fikrini sundu.
     
  • 3 Kasım 2019: Suriye Demokratik Konseyi (SDK) ülkenin kuzeydoğusuna ilişkin daha önce sundukları şartlar olmadan Suriye rejimi ile müzakereye hazır olduğunu belirtti. Konsey, rejim ile müzakerelerde başkanlık görevini Emine Ömer’e verdi.
     
  • 15 Kasım 2019: ‘Öz Yönetim’ Suriye rejiminin kendileri ile yalnızca askeri alanda müzakereler yürüttüğünü belirterek, hükümetin siyasi diyalog konusunda ciddi olmadığını kaydetti.
     
  • 24 Kasım 2019: SDG, Ayn İsa’daki noktalarına yönelik SMO’nun ve Türk güçlerinin başlattığı saldırılar karşısında, bölgede sağlanan anlaşmanın uygulaması konusunda garantör ülke olan Rusya ve rejimin sessizliğini ‘Şüphe uyandırıcı’ olarak niteledi.

Göç ve Mülteci Meselesi

Bu ay Suriye’nin kuzeyindeki İdlib’den yaşanan sivil göçünde sürekli bir artış yaşandı:

  1. 11 Kasım 2019: ‘İlk Yardım Koordinatörleri’ Rusya ve rejimin İdlib ve Hama ‘ya yönelik bombardımanının ardından bölgeden 21 bin kişi göç ettiğini kaydetti.
     
  2. 14 Kasım 2019: İlk Yardım Koordinatörleri, Kasım ayının başından bu yana toplam 36 bin 588 kişiden oluşan 6 bin 653 ailenin Rusya ve rejimin bombardımanlarına maruz kalan İdlib bölgesinden göç ettiğini duyurdu.
     
  3. 25 Kasım 2019: İlk Yardım Koordinatörleri, Maaret El-Numan bölgesinden toplam 50 bin kişiden oluşan 9 bin ailenin göç ettiğini belgeledi.
     
  4. 29 Kasım 2019: İlk Yardım Koordinatörleri, sadece 24 saatte 11 bin 812 kişiden oluşan 2 bin 147 ailenin Maaret El-Numan köylerinden ve İdlib’in güneydoğusundaki rejim ve Rus saldırılarından kaçtığını kaydetti.

Mültecilerin ve Kampların Durumu

SDG’nin yönetimindeki kamplarda bu ay Deyrizor kırsalı ve köylerine dönmek isteyen mültecilerin dönüşüne izin verildi. Ayrıca, daha önce DEAŞ mensuplarının aile üyelerinin aşiret baskıları ve arabuluculukları neticesinde ailelerine geri dönmesine izin verildi. Buna ek olarak İdlib’in kuzeyindeki kamplar, sık sık yağan şiddetli yağışlar nedeniyle su baskınları ve sellere maruz kaldı.

  • Mültecilerin SDG Kamplarından Gönderilmesi
  1. 1 Kasım 2019: Haseke’nin güneyinde yer alan ve ‘Öz Yönetim’ tarafından denetlenen, ‘Arişa Kampı’ndan ve Mebruke Kampı’ndan 84 ailenin de aralarında bulunduğu 103 aile -toplam 650 kişi- kamptan gönderildi.
     
  2. 2 Kasım 2019: Öz Yönetim’in yönetimi altındaki El-Hol kampından gönderilen 13 aile, aşiretlerin arabuluculuğuyla Rakka’ya geldi.
     
  3. 25 Kasım 2019: Toplam 360 kişiden oluşan 100 aile, Rakka’daki aşiret büyüklerinin mültecilerin DEAŞ’la herhangi bir bağının bulunmadığını garanti etmesinin ardından El-Hol kampından bölgeye geldi.

Anayasa Komisyonu

Anayasa Komisyon’na ilişkin görüşmeler, rejim, Yüksek Müzakere Heyeti ve Sivil Toplum Kuruluşları arasındaki tüm anlaşmazlıklara rağmen bu ay da devam etti. Cenevre’deki BM karargahında bir araya gelen taraflar, komisyonun iç sistemi üzerinde anlaşma sağladı. Ayrıca heyetler anayasayla ilintili müzakere ve tartışmalara katılacak olan alt komisyonlarda yer alacak isimleri de açıkladı. Ancak buna rağmen, ilk tur kayda değer bir ilerleme kaydedilemeden sona erdi.

Bununla beraber Suriye Müzakere Heyeti, BM’ye, rejim ve Rusya’nın İdlib’e yönelik bombardımanı ve askeri operasyonlarını derhal son verilmesi çağrısını içeren bir tasarı sundu.

Bu uyarının ardından rejim, Yüksek Müzakere Heyeti’nin rejimin sunduğu gündemi reddetmesinin ardından ikinci turda çekildi. Rejim, muhaliflerin sunduğu çalışma programından önce Türkiye’nin Suriye topraklarına yönelik operasyonunu ‘düşmanlık’ olarak niteleyerek, terörle mücadeleye ilişkin maddelerin tartışılmasında ısrarcı olmuştu.

Anayasa Komisyonu’na ilişkin bu ayki gelişmeleri şu şekilde sıralamak mümkün:

  • 1 Kasım 2019: Rejim heyeti, Yüksek Müzakere Heyeti ve sivil toplum kuruluşları, herhangi bir ilerleme duyurmaksızın bir araya geldi. Müzakere Heyeti Başkanı Hadi El-Bahra yaptığı açıklamada, Müzakere Heyeti’nin katılımcılar arasında Suriye krizinin çözümüne ilişkin ortak paydalar bulma konusunda kararlı olduğunu kaydetti.
  • 2 Kasım 2019: Suriye Müzakere Heyeti’nin, rejimin ve BM Suriye Özel Elçiliği’nin listelerinden alt komisyonlarda yer alacak isimler açıklandı.
  • 5 Kasım 2019: Alt komisyonun ilk oturumu herhangi bir ilerleme kaydedilmeden sona erdi.
  • 7 Kasım 2019: Suriye Müzakere Heyeti, BM’ye rejim ve Rusya’nın İdlib’e başlattığı bombardıman ve askeri operasyonların durdurulmasını talep eden bir uyarı tasarısı sundu.
  • 8 Kasım 2019: Yüksek Müzakere Heyeti, Cenevre’deki Anayasa Komisyonu’nun özel toplantılarının ilk turunun sona erdiğini duyurdu.
  • 25 Kasım 2019: Suriye rejimi heyeti, Anayasa Komisyonu’na ilişkin toplantı yapılmadan önce Cenevre kentindeki ikinci turdan geri çekildi. Rejimin çekilme nedeni, toplantıda tartışılacak konular üzerinde anlaşma sağlanamaması ve terörle mücadele, yaptırımların kaldırılması ve ‘Türk ihtilali’ olarak nitelendirdiği operasyonu kınayarak temel ulusal ilkeleri anayasal görüşmeler için bir dizi koşulu tartışma konusundaki ısrarıydı.
  • 29 Kasım2019: BM Suriye Özel Elçisi Geir Pedersen, Suriye Anayasa Komisyonu müzakerelerin ikinci turunun, gündemde yer aldığı şekilde ‘anayasa’nın tartışılamadan sona erdiğini söyledi.

Suriye’deki Ekonomik Durum

Bu süreçte Suriye ekonomisi daha önce eşi benzeri görülmemiş bir çöküş yaşadı. Bir Suriye Lirası’nın bedeli, dolar karşısında 800 lirayı aştı. Bu durum vatandaşların alım gücünü etkiledi, öyle ki Suriye’nin çeşitli bölgelerinde temel gıda maddeleri, yakıt ve kira bedellerinde ciddi bir artış yaşandı.

Buna paralel olarak, Suriye rejimi Başkanı hem sivil hem de askeri memurların maaşlarına 20 bin Suriye Lirası zam maaş artışı ve sivil ve askeri memurların emeklilerine ise 16 bin Suriye Lirası zammı içeren bir kararname yayınladı.

Gümrükler Genel Müdürlüğü, Şam yakınlarındaki Adra bölgesinde kamu yönetimindeki büyük gümrük ihlalleri tespit edildiğine ilişkin söylentilerin ardından MTN Telekom şirketine yönelik 20 milyon liralık para cezasını onayladı.

Öte yandan, İran-Suriye Ortak Ticaret Odası Başkanı Kivan Kâşifi, ülkesinin Suriye ile ticaret hacmini önümüzdeki 2 yılda 2 milyar dolara çıkarma konusunda istekli olduğunu söyledi.

Bu gelişmeleri kronolojik bir şekilde şöyle özetleyebiliriz:

  1. 12 Kasım 2019: Suriye Lirası’nın değeri, 1 ABD Doları karşısında alımda 698, satmada 700 liraya kadar ulaştı. 10 Kasım 2019’da alımda 688, satmada ise 690 lira olarak kaydedildi.
     
  2. 13 Kasım 2019: Kivan Kâşifi, Suriye ve İran arasında 500 milyon dolar olan ticaret hacminin 2 yıl içerisinde 2 milyar dolara ulaşacağını söyledi.
  3. 13 Kasım 2019: Suriye Lirası’nın ABD Doları karşısındaki değeri rejimin kontrolündeki Şam’da alımda 707, satmada 709 liraya kadar ulaştı.
     
  4. 16 Kasım 2019: Suriye Lirası’nın dolar karşısındaki değerinin 720 liraya kadar yükselmesinin ardından Humus ve Hama’da çok sayıda dükkân kepenk indirdi.
     
  5. 21 Kasım 2019: Suriye rejimi başkanı 2019 yılının 23’üncü kararnamesini yayınlayarak hem sivil hem de askeri memurların maaşlarına 20 bin liralık maaş artışını ve sivil ve askeri memurların emeklilerine ise 16 bin liralık zammı onayladı.
     
  6. 20 Kasım 2019: Suriye Lirasının ABD Doları karşısındaki değeri 735 liraya ulaştı.
     
  7. 25 Kasım 2019: Maliye Bakanlığı, gümrük ihlali yaptığı gerekçesiyle MTN Telekomünikasyon Şirketi’nin mal varlığına el koydu.

Diğer Gelişmeler

  • 11 Kasım 2019: Mayday Rescue Vakfı Müdürü James Le Mesurier, İstanbul Tophane’deki evinde Türk polisi tarafından ölü bulundu. Gizemli bir şekilde ölü bulunan Le Mesurier’in yönettiği vakıf, Beyaz Baretliler’i destekleyen önemli örgütlerden birisi olarak biliniyordu. Türk medyasına göre, Le Mesurier’in cesedi evinin bahçesinde bulundu.
     
  • 23 Kasım 2019: Madrid Yüksek Mahkemesi hâkimi, mahkemeye Suriye’de kamu fonlarından zimmetine para geçirilmesi ve yaklaşık 600 milyon avroya kadar kara para aklama gibi çeşitli suçlamalarla Rıfat Esed ve ailesinden 10 kişinin dosyasını sundu. Deutsche Welle Arapça kanalının bildirdiğine göre, geçen ay Fransız yargısı da Esed’i başta kara para aklama, dolandırıcılık ve kamu fonlarını zimmete geçirme gibi çeşitli suçlamalarla gündeme getirmişti. Fransa’nın başkenti Paris’te bir saray, çiftlik ve lüks mahallelerde yaklaşık 40 dairesi bulunan Esed’in İngiltere’deki diğer varlıklarına ek olarak bir de İspanya’da aile bireyleri adına yaklaşık 695 milyon avro değerindeki 507 mülkü bulunuyor.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: