RaporTürkiye Raporu

Türkiye Raporu 13 – 18 Mart 2022

PDF OLARAK PAYLAŞ
PDF'i indirmek için tıklayınız
Bu hafta yaşanan en önemli gelişmeler
13 Mart: Ankara, Rusya’nın İran nükleer anlaşma görüşmelerinde olumsuz bir tavır almamasını umuyor.
13 Mart: Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında yakınlaşma çabalarının devamı niteliğinde bir görüşme gerçekleşti.
14 Mart: Türkiye, Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmayı reddetti. 
14 Mart: Türkiye Dışişleri Bakanı, Taliban hükümetini uluslararası alanda tanınabilecek kapsayıcı bir hükümet kurmaya yönelik pratik adımlar atmaya çağırdı.
15 Mart: Erdoğan, AK Partili milletvekilleriyle 3 saat 20 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdi. 
15 Mart: Türkiye ve Almanya, Ukrayna’da ateşkes konusunda görüş birliği içinde olduklarını belirtti. 
16 Mart: Lavrov: Savaş gemilerinin Karadeniz’deki hareketini düzenleyen Montrö Sözleşmesi’nin uygulanmasında Türkiye’nin sorumlu yaklaşımını takdir ediyoruz.
16 Mart: Türkiye ve ABD Dışişleri Bakanları Ukrayna’daki son gelişmeleri ele aldı.
16 Mart: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Polonyalı mevkidaşı Andrzej Duda bir araya geldi.
16 Mart: Erdoğan, 24 Mart’ta Brüksel’de yapılacak NATO Liderler Zirvesi’ne katıldı.
16 Mart: Türkiye, ABD’nin SDG ile yaptığı görüşmenin ertesi günü Tel Rıfat ve Menbiç’i bombaladı.
17 Mart: T.C. Merkez Bankası politika faizini yüzde 14’te sabit tuttu. 
17 Mart: Çavuşoğlu, Ukrayna’nın Lviv kentinde bulunan Kırım Tatar Koordinasyon Merkezi’ni ziyaret etti. 
17 Mart: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin’e krize çözüm bulunması için Rusya-Ukrayna zirvesine ev sahipliği yapma teklifini yineledi.
17 Mart: Türkiye, kışkırtma eylemlerini ihlal eden Mısırlı İhvan üyesini sınır dışı etti.
18 Mart: Türk polisi, DEAŞ ile iltisakları olduğu iddiasıyla 11 yabancıdan 8’ini tutukladı.
18 Mart: Türkiye, İdlib’deki güçlerine takviye gönderdi. 

Yeni atama ve görevlendirmeler

Ticaret Bakan Yardımcılığı görevine Özgür Volkan Ağar atandı. 

Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar atandı.

İç siyaset gündemi 

Özet: Bu hafta iç siyaset gündemine, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığını kabul etmemekte ısrarcı olması meselesi hakim oldu. Zira Meral Akşener’in tercihi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu idi. Kılıçdaroğlu ise “Görevine devam edecek” diyerek İmamoğlu’nun adaylık yolunu kapatmıştı. Bu kapsamda İYİ Parti lideri Meral Akşener sürpriz bir açıklama yaparak, kendisinin önereceği Erdoğan’a karşı yarışacak cumhurbaşkanı adayının bilinen ve şu ana kadar konuşulan isimlerden biri olmayacağını belirtti. 

Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili söz sahibi olan Meral Akşener ve partisinin yeni aday önerisiyle Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu’nun adaylık yolunun kapattığını söylemek mümkün. Nitekim, hem Saadet hem de Gelecek Partisi’nden Kılıçdaroğlu’nun adaylığına destek gelmediği için Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını desteklemek için 4 partiyi muhalefet koalisyonuna dahil etme çabası boşa çıktı. Dolayısıyla Meral Akşener’in karşısında herhangi bir engelin olmaması Kılıçdaroğlu’nun adaylık yolunu kapattı. Buna ek olarak, Adalet ve Kalkınma Partisi seçim yasasında önemli değişiklikler yaptı. Bu değişikliklerden en önemlisi seçim barajının yüzde 10’dan yüzde 7’ye düşürülmesiydi. Bunun amaçlarından biri de, AK Parti’nin oyları düşen müttefiki MHP’nin parlamentoya girmesini garanti altına almaktı. Parlamento üyelerinin Meclis içinde bir parti blokundan başka bir parti blokuna geçişinin engellenmesini de içeren 14 maddelik değişiklikte, seçimlere girmek isteyen herhangi bir siyasi partinin, en az iki kez kongre düzenlemiş olma zorunluluğu getirildi. 

Öte yandan, yeni değişikliklerle muhalefetin erken seçim çağrıları meşruiyetini yitirdi. Anayasaya göre, seçim kanununda yapılan değişikliklerin yürürlüğe girmesinin üzerinden en az bir yıl geçmiş olması gerekiyor. Bu nedenle, seçimlerin erkenden yapılması çağrılarının önü kapatılmış oldu. 

Diğer yandan, seçim yasasındaki değişiklikler Adalet ve Kalkınma Partisi ve müttefiki Milliyetçi Hareket Partisi’nin çıkarına olduğuna inanılan bazı unsurlar içeriyor. Barajın yüzde 7’yi aşması durumunda koalisyonun toplam oyları yeterli olurken, bu durum parlamentoya  aday gösterebilmek için koalisyon içindeki diğer tüm partiler için geçerli olacak. 

Ancak bu yasa ile küçük partilerin büyük partilerin listelerine girmesi zorlaşacağından bu süreç muhalefet partilerinin ittifakını bozabilir. Buna göre, yeni seçim yasasına göre, TBMM’ye Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın partilerinden vekiller giremeyebilir.

Dış politika gündemi

Geçen hafta Rusya ve Ukrayna Dışişleri Bakanları Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Antalya Diplomatik Forumu’nda bir araya geldi. Dış politikada Türkiye açısından en önemli olay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir dizi önemli görüşmeler gerçekleştirmesi idi. Türkiye’yi ilk kez ziyaret eden Yunanistan Başbakanı ve  yeni Almanya Şansölyesi Schulz ile bir araya gelen Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı ile de bir araya geldi ve önemli temaslarda bulundu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu son gelişmeleri takip etmek için Ukrayna topraklarını ziyaret ederken, Türkiye’nin yürüttüğü aktif diplomasi gösterdi ki, tüm taraflar Türkiye’yi arabulucu olarak kabul etti.

Türkiye’nin, ABD ile olduğu  gibi gergin olan bazı ilişkilerini bu krizden yararlanarak düzeltmeye çalıştığına inanılıyor. Ayrıca, attığı adımlarla Rusya ve Ukrayna’dan yatırım çekmeye çalıştığı düşünülüyor. Gerçekten de bunun gerçekleştiğine dair bazı işaretler var. 

Bu bağlamda, Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in Türkiye’yi Afrika da dahil olmak üzere bölgede genişleyen nüfuza sahip önemli bir jeopolitik oyuncu olarak nitelendirmesi, bahsi geçen konumunu destekliyor. Borrell, Rusya’nın Ukrayna’ya savaşına devam ettiği sürece, Brüksel’in Ankara ile işbirliğini güçlendirmesi gerektiğini de ifade etmişti. 

Tüm bunlar, Antalya Diplomatik Forumu’ndaki bir oturumda, Avrupa kıtasının bağımsızlığını elde etmeyi amaçlayan Avrupa Birliği’nin yeni stratejik planlamasına Türkiye’nin nasıl dahil olabileceğine ilişkin bir soruya yanıt niteliğindeydi. Bilhassa Almanya, Rusya ile Ukrayna arasında bir an önce ateşkese ulaşmak için Türkiye ile yakın işbirliği kurmak istiyor. Almanya, Rusya-Ukrayna krizine çözüm bulma, bazı komşu ülkelerle tansiyonu düşürme, tartışmalı meselelere çözüm arayarak ilişkileri normalleştirme çabalarını hızlandırması nedeniyle, Ukrayna dosyasında büyük rol oynayan Türkiye ile koordinasyonun önemini vurguladı. Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ise İstanbul’da yaptıkları görüşmede, iletişim kanallarını açık tutma ve ikili ilişkileri geliştirme konusunda mutabık kaldı. 

Bu kapsamda Türkiye, iç ve dış siyasette, özellikle de ekonomik düzeyde küresel rekabetten yararlanmak için çalışıyor. Şu anda ABD’li ve Türk yetkililer arasında ticari ilişkileri geliştirmek için iletişim kanalları kuruluyor. Önümüzdeki süreçte, Türkiye her ne kadar Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle turizme yönelik olumsuz yansımalardan korksa da, Türkiye’nin ekonomik düzeyde az da olsa bir iyileşme yaşamasına tanık olabiliriz.

Anadolu Yakın Doğu Araştırma Merkezi

Anadolu Yakın Doğu Araştırma Merkezi

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: