Analiz

Irak: Ne sihirli ne de gerçekçi bir çözümün olduğu ülke…

Anadolu Yakın Doğu Araştırmaları Merkezi (AYAM) Al-Jazeera Araştırmaları Merkezi Uzman Araştırmacısı Dr. Lika Mekki’nin katılımıyla “Irak’taki Son Gelişmeler ve Bölgeye Yansımaları” başlıklı bir panel düzenledi. “Irak’taki olayların halkın şikâyetlerini hükümete duyurabilmesi ve dikkatini çekmesi için başlatıldı” ifadelerini kullanan Dr. Mekki, Irak’ta kalkınma faaliyetlerinin 2003’ten beri durduğunu, sadece ekonomi alanında değil, tüm hizmet sektörünü etkilediğini belirtti. Devasa bütçeler ayrılmasına rağmen, yolsuzluk nedeniyle yaşanan sürekli kesilen elektrik krizine işaret eden Dr. Mekki, “Irak’taki mezhep kota sistemi yolsuzluğu arttırdı” şeklinde konuştu. Dr. Mekki’ye göre, 2014 yılında Musul’un DEAŞ’ın eline geçmesinin dahi sebebi bu yolsuzluktu.

İran’a ilişkin açıklamalarda bulunan Dr. Mekki, “Irak’taki yolsuzluk ve yolsuzluk yapan partiler ile İran arasında ilişki var. ‪İran, Irak’ta Şii topluluğu tarafından dahi sevilmeyen bir ülke” değerlendirmesini yaptı.

Komşu Ülkelerin Gösterilere Karşı Tutumu

Dr. Mekki, komşu ülkelerinin çoğunun Ekim ayından bu yana devam eden gösterileri desteklemediğine değinerek, “Kendisini sahte bir seçim ile güçlendiren şu anki rejimin iktidarda kalmasını istiyorlar” ifadelerini kullandı. Dr. Mekki konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Irak’ın çevresindeki ülkeler, güçlü ve demokratik bir Irak istemiyor. Güçlü Irak’ın yokluğu komşu ülkelerin doldurduğu bir boşluk yarattı.”

Türkiye’ye ilişkin konuşan Dr. Mekki, “Türkiye’nin şu an Irak’ta olan bitenlerden memnun olmadığını düşünüyorum. Çünkü son senelerde Irak’ta yaşananlar Türkiye’ye zarar vermedi. Ancak Irak’ta istikrarsızlık demek, sınırda terör eylemlerinin artacağı anlamına geliyor” dedi. Dr. Mekki şöyle devam etti: “Türkiye, Irak’ta istikrarlı ve güçlü bir siyasi rejim görmek istiyor ancak, şu anda ülkedeki varlığı daha çok ekonomi ağırlıklı, bu da yeterli değil.”

ABD’nin Gösteriler Karşısındaki Tutumu

ABD’nin gösterilere karşı tutumuna değinen Dr. Mekki, “İran nüfuzunun derinliği sebebiyle Amerikalıların Irak’taki değişimi etkileme isteğini ve hatta gücünü net bir şekilde anlamak mümkün değil” dedi. Tarım alanlarının kasıtlı olarak yerle bir edilmesine değinen Dr. Mekki, “Ekonomik yönden güçlü bir Irak istemiyorlar. Irak ürünleri, İran ürünlerine alan açmak için kasıtlı olarak yok ediliyor. Bu nedenle göstericilerin taleplerinden birisi boykot edilmesiydi. Bu durum da İran’ı şu anki rejimi desteklemeye itiyor” dedi.

Yeni Başbakan’ın Atanması

Yeni Başbakan atanmasına değinen Dr. Mekki, “Irak’ta şu anda partiler arasında, siyasi tabakanın lehine olmayan bir ismin başbakan olarak atanmasını ertelemek ya da engellemek için gerçek bir siyasî çekişme var. Bu çekişme, senelerce sürecek bir anayasal boşluğa yol açabilir” diye konuştu.

Kürtlere ilişkin açıklamalarda bulunan Dr. Mekki, “Göstericilerin talepleri, Kürt partilerinin lehine değil. Göstericilerin; seçim yasaları, Yüksek Seçim Komisyonu ve Anayasaya ilişkin değişim talepleri gerçekleşirse, iki Kürt partisinin Kürt bölgelerinde çoğunluğu kaybedebilir” dedi. Dr. Mekki’ye göre, Sadr Hareketi ve diğer Şii partileri arasında yeni başbakana ilişkin anlaşmazlık bulunuyor. Irak’taki şu anki siyasi rejimin, gösterileri destekleyecek lider yetiştirecek kabiliyette olmadığını belirten Dr. Mekki, “Göstericilerin elinde başbakanlık için bazı isimler olduğuna dair bilgiler var. Ancak bu isimlerin siyasi tabaka ile alakası olmadığı ya da sürgündeki siyasilerden olduğu için tasfiye edilme korkusuyla açıklayamıyorlar” dedi.

Irak’taki Gösterilerin Geleceğine İlişkin Senaryolar

Irak’taki gösterilerin geleceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Dr. Mekki, “Bu mesele, tamamen göstericilerin alacağı kararlara bağlıdır. Göstericiler taleplerinde ısrarcı olursa kesinlikle durum daha da tırmanacaktır. Şu anda protestocuların silah taşımamasına rağmen, Suriye örneğinde olduğu gibi, göstericiler pek çok nedenden ötürü silah taşımaya yönelebilir. Silahı olan güney aşiretler de dahil olmak üzere tüm Irak aşiretleri, Irak güvenlik güçleri eliyle vatandaşlarının öldürülmesi nedeniyle hükümeti uyarıyor. Durumu sakinleştirme konusunda ısrarcı olanlar dahi, sadece açıklama yapmakla yetinen uluslararası desteği kaybettiği için bunu başarmayabilir.

Öte yandan, devletin güvenlik gücü öldürmeye hazır milislerin varlığı nedeniyle oldukça sınırlı. Dış destekli yönetim, durumu idare edemeyerek kendisini savunmakta yetersiz kalırsa kaos çıkabilir. Bu da herhangi bir noktada düzenlenen patlamalar ya da iç savaş yolu ile gerçekleşebilir. Hala net olmasa da bu aşamaya kadar gelebilecek bir başka senaryo daha var. İran hala, kendi kurduğu rejimi üzerinden Irak’ı kontrol altına alacağına inanıyor. Ancak durum bu şekilde devam ederse seçenekler sona erecektir.

Irak’taki kaos, Suriye’deki demografik yapının farklılığı nedeniyle, Suriye’deki gibi olmayabilir. Suriye’de demografik yapı temel olarak hedef alındı ve mezhepsel yapı tamamen değişti, ancak Irak’ta savaş, siyasi çıkarların sürdürülmesi için patlak verebilir. Uzun bir savaş olmayacaktır, uluslararası toplum bunu kaldıramaz. Ancak Durum iç savaşa doğru evrilebilir, henüz böyle bir aşama yok gibi görünse de ortaya çıkması uzun sürmeyecektir. Ancak siyasi çıkarların uğruna bir savaş yaşanırsa, Irak’taki mevcut siyasi rejimin sonu olabilir. Böyle bir durumda kayıplar ve kurbanlar olacaktır, İran’ın Irak’taki siyasi mevcudiyeti bu savaş ile sona erecektir” ifadelerini kullandı.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: