Irak RaporuRapor

Irak Raporu | Haziran 2022

PDF OLARAK PAYLAŞ
PDF'i indirmek için tıklayınız

Bu ay yaşanan en önemli gelişmeler: 

  • Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, PKK’yı sınırlarına ulaşmakla sorumlu tuttu.
  • Erken seçim iddiaları yeniden gündeme geldi.
  • Maliki, krizi çözmek için siyasi partilerle bir dizi toplantı yaptı. 
  • İçişleri Bakanlığı, Irak vatandaşlığının verilmesine ilişkin grupların genişletilmesi için bir teklif sundu.
  • Irak’taki gaz sahalarında her yıl 3 milyar dolarlık gaz yakılıyor.
  • Irak, 2021’de petrol ihracatının yüzde 15’ini Avrupa’ya gerçekleştirdi.
  • Irak, Mayıs ayında 11 milyar dolarlık petrol ithalatı gerçekleştirdi.
  • Irak Parlamentosu: 11 milyon kişi devletten maaş alıyor.
  • Irak’ın Dünya Ticaret Örgütü’ne katılmamasının nedenine dair resmi açıklama yapıldı.
  • Washington’un Bağdat büyükelçisi Irak Cumhurbaşkanına güven mektubunu sundu.
  • ABD Dışişleri Bakanlığı, PKK ve Haşdi Şabi unsurlarının Sincar’daki tutumunu eleştirdi.
  • Zlikan kampına insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlendi.
  • Irak, bir ay içinde ABD’ye 9 milyon varilden fazla petrol ihraç etti.
  • Erbil’deki ABD konsolosluğu insansız hava aracıyla hedef alındı.
  • Kürt partileri, Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonu Özel Temsilcisi Plasschaert huzurunda buluştu.
  • Sadr Bloku’nun milletvekillerinin istifasının ardından siyasi harita değişti.
  • Temsilciler Meclisi, yedek vekiller için anayasal yemin oturumu düzenledi.
  • Irak’ın Çin’e petrol ihracatı mayıs ayında yaklaşık yüzde 300 arttı.
  • Faleh Al Fayyad: Haşdi Şabi hiçbir siyasi mücadelenin tarafı olmayacak ve devletin düşmesine izin vermeyeceğiz
  • İran, Ortadoğu’daki vekillerinin kontrolünü kaybetti.
  • Birleşmiş Milletler, Irak’ın 8 yıl içinde çökebileceği konusunda uyarıda bulundu.
  • Kazımi, Suudi Arabistan ve İran’ı ziyaret etti.
  • Federal Mahkemenin kararına cevaben uluslararası petrol şirketleri Irak Kürt Bölgesel Yönetiminden çekiliyor.

Siyaset gündemi:

Irak’ta siyasi durgunluk döneminin ardından parlamento seçimlerinin erken yapılmasına ilişkin öneri daha belirgin hale geldi. Bazı Iraklı politikacılar cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve parlamento başkanlığına  dava açtı. Federal Yüksek Mahkemeye açılan davada ülkenin yeni cumhurbaşkanını seçme konusunda 3 kez başarısız olan Temsilciler Meclisinin feshedilmesi talep ediliyor. 

Ancak Sadr Hareketi’nin lideri Mukteda es-Sadr blokundaki milletvekillerinin istifasını Parlamentoya sunacağını açıklaması, olayların gidişatını değiştirdi. Bu, Şii Koordinasyon Çerçevesi lehine atılan bir adım olarak görülürken, Sadr Hareketi’nden istifa eden vekillerin yerine, daha önce kaybeden vekillerin hükümete geri dönme umutlarını artırdı.

Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi, Sadr milletvekillerinin istifasını kabul etti. Halbusi, istifa eden vekillerin yerine yeni vekillerin getirilmesi için yasal prosedürlerin başlatılması çağrısında bulundu. 

Bu gelişme, Irak arenasını tamamen değiştirerek yeni aktörlerin ortaya çıkmasına yol açacak. Özellikle de eski Başbakan Nuri el-Maliki’nin öne çıkması bekleniyor. Yeni denkleme göre Maliki’nin vekilleri yaklaşık 44 sandalye alacak. Bu gelişmeler yaşanırken Kazımi’nin katılımıyla Maliki’nin evinde bir toplantı düzenlendi. Ancak, Kazımi’nin Kays Hazali ile tartıştıktan sonra toplantıyı terk ettiği belirtildi. 

Sadr blokunun başbakan adayı Muhammed Cafer es-Sadr ise, blokun tüm milletvekillerinin Irak parlamentosundan istifa etmesinin ardından özür dileyerek geri çekildiğini duyurdu.

Öte yandan Faleh al-Fayyad, daha önce Haşdi Şabi’nin Irak’taki sözde silahlı gruplardan ayrılması çağrısı yapan Mukteda es-Sadr’a hitaben konuştu. Fayyad, Haşdi Şabi’nin kuruluş yıl dönümü kutlamaları sırasında yaptığı konuşmada, Haşdi Şabi’nin devleti savunacağını, kimsenin devleti devirmesine izin vermeyeceğini, herhangi bir siyasi savaşta siyasi bir taraf olmayacağını duyurdu. Sadr, daha önce yaptığı açıklamada, Haşdi Şabi’nin Irak’taki silahlı gruplardan dışlanması çağrısında bulunmuştu. 

Sadr blokunun meclisten istifasının ardından beklenen senaryolar ise şu şekilde: Şii Koordinasyon Çerçevesi, Kürt lider Mesut Barzani’nin girişimini bekliyor. Bu da mevcut Başbakan Mustafa Kazımi’nin görev süresinin yenilenmesine yol açabilir.

Seçim Komisyonunun Sadr Bloku milletvekillerinin istifası ve seçim yasasına uygun olarak yerlerine aday gösterilmesine ilişkin onayı beklenirken, Şii Koordinasyon Çerçevesi siyasi ağırlığa göre tüm güçlerle müzakere turuna başlayabilir. Ancak bu senaryo herkes tarafından kabul görmeyebilir.

Ancak en olası senaryo, Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin Sadr hareketinin liderini, 50 Şii milletvekili ile katılması karşılığında istifa kararını geri çekmeye ikna etmek için çabalaması olacaktır. Sadr blokunun milletvekillerinin yanı sıra, bir sonraki başbakan konusunda ortak anlayışa varılması için en büyük blok oluşturulacak ve bakanlıklar siyasi ağırlık oranına göre dağıtılacaktır.

Şii bileşen için belirlenen 12 bakanlıktan 8’i Sadr’a verilecek, aralarında bir tane bağımsız bakanlık bulunacak, Şii Koordinasyon Çerçevesi’ne biri bağımsız, 4 bakanlık verilecek. Bu bağlamda, eski Başbakan Haydar el-İbadi ve Ammar el-Hakim, Sadr’ın bloku bırakma kararını geri alması için baskı yapma çabalarına öncülük ederken, Maliki ve Hazali, Sadr’ın blokunun tekrar meclise girmesini reddetti.

Irak Temsilciler Meclisi, 23 Haziran’da Muhammed el-Halbusi başkanlığındaki olağanüstü toplantısını gerçekleştirdikten sonra, yedek vekillerin anayasa yemini etmesi için olağanüstü toplandı. İç seçimler tamamlandı ve değişim gerçekleşti. 

Hizbullah, parlamentonun oturum gerçekleşmemesi halinde ‘dünyayı alt üst etmekle’ tehdit etti. Parlamento oturumunun arefesinde bir tweet yayınlayan Hizbullah, blokları tehdit ederek mezhepçi baskıları ‘balon’ olarak adlandırdı ve bunlardan vazgeçmeye çağırdı. Çekilmenin İran tehdidi nedeniyle gerçekleştiğine ilişkin haberleri yalanlayan Hizbullah, İran yandaşlarını yargıyı hiçe saymakla suçladı. 

Bu arada, Başbakan Mustafa el-Kazımi, Suudi Arabistan-İran görüşmelerini yeniden canlandırmak için Riyad ve Tahran’ı ziyaret etti. Kazımi, Suudi Arabistan’da yaptığı ikili görüşmelere ilişkin notlarını İran makamlarına iletti. Suudi tarafının Bağdat’ta diplomatik düzeyde müzakerelere devam etmeye hazır olduğunu duyurdu. Kazımi’nin İran ziyaretini Irak’ta yeni hükümeti kurma meselesinden bağımsız ele almamak gerekir. Zira Kazımi, ikinci dönem için çabalıyor. Şüphesiz bu mesele, Tahran ziyareti sırasında İran’ın siyasi figürleri ve liderleri ile ele alındı. Ancak şimdiye kadar İran’ın Kazımi’nin ikinci dönem için desteğine ilişkin görüşü netleşmiş değil.

Güvenlik gündemi:

Türkiye’nin Irak topraklarında PKK’ya karşı yeni askeri operasyonlar başlatmasıyla Erbil ve Duhok sahasına kara savaşları hakim oldu. Karşılıklı bombardımanların yoğunlaşmasıyla birlikte IKBY, bu operasyonlardan bölge içine sızan  PKK’yı sorumlu tuttu.

Türkiye’nin düzenlediği son askeri operasyonlar neticesinde PKK bazı bölgeleri kontrol altına almak için Sincar Savunma Birlikleri (YBŞ) gibi kendisine bağlı grupları kullanmaya ve bu operasyonlara karşı yeni bir strateji olarak Türk kuvvetlerinin girdiği köylere füze bombardımanı yapmaya başladı. Bu da krizin boyutlarını daha derin hale getirdi. 

Türkiye’nin müdahalelerine çözüm bulunması için tekrarlanan çağrılara rağmen, Irak topraklarında askeri operasyonlar devam ediyor. Çatışmalar, özellikle, savaş alanının eteklerinde yer alan yerleşim bölgelerine yaklaştıkça vatandaşları daha büyük risk altına sokuyor.

Irak güvenlik kaynakları, Amerikan kuvvetlerinin bulunduğu Irak’ın batısındaki Ayn’ül Esad üssünün çevresinin 6 füze ile hedef alındığını duyurdu. Kaynaklar, 3 füzenin Enbar vilayetindeki Batı Çölü’nden atıldığını ve el-Bağdadi ilçesindeki askeri üssün bitişiğindeki bir köye isabet ettiğini belirtti. “Uluslararası Direniş” adı verilen bir grup füze saldırısını üstlendi ve hedefi tam isabetle vurduğunu kaydetti. Son dönemde, uluslararası koalisyon güçlerini hedef alan saldırılarda artış yaşandı. Bu saldırıların Irak’taki İran’a yakın silahlı  grupların ülkedeki yabancı güçleri hedef alma tehdidiyle eş zamanlı gerçekleşmesi dikkat çekti. Irak’taki yabancı güçler, geri çekildiğini ve görevlerinin yalnızca danışma olarak belirlendiğini açıklamıştı.

Bu bağlamda, IKBY Terörle Mücadele Teşkilatı, 8 Haziran Çarşamba akşamı Erbil vilayetinin kuzeyinde bubi tuzaklı bir insansız hava aracının infilak ederek üç sivili yaraladığını ve çok sayıda araba ve dükkana zarar verdiğini bildirdi. İHA, ABD konsolosluğunun inşaatı devam eden yeni binası ile asayiş güçlerine ait bir güvenlik merkezinin üç kilometre yakınında infilak etmişti.

IKBY Güvenlik Konseyi, olayın arkasında Irak Hizbullah Tugaylarının olduğunu açıkladı.

Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonu (UNAMI) bu olayı “pervasız bir hareket” olarak nitelendirerek, Irak’ın kendilerini ‘lider’ olarak tanımlayan eli silahlı yöneticilere ihtiyacı olmadığını vurguladı.

Irak Başbakanı Mustafa ell-Kazımi ise saldırının, bazılarının kaos mantığını sürdürme ve devlet kavramlarını vurma konusundaki ısrarını yansıttığının altını çizdi.

“National Interest” dergisi, İranlı araştırmacı Masoud Rezaei imzasıyla bir analiz yayımladı. Analizde, İran’ın bir dizi bölgesel hezimetin ardından nüfuzunu yeniden kazanma girişiminde bulunarak, silahlarını geliştirmek için yeni bir stratejiye dayandığı ve hesaplarını yeniden gözden geçirdiği ifade edildi. İran’ın bölgedeki vekilleri üzerindeki hakimiyeti azalmaya başladıkça ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları arttıkça, Tahran güvenliğini artırmak için füze ve İHA gibi geleneksel silahlara yöneliyor.

Analistler, Tahran’ın Ortadoğu’daki nüfuzunun, General Kasım Süleymani’nin suikaste uğradığı Ocak 2020’den bu yana azaldığını belirtiyor. Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi’nin göreve gelmesi de İran’ın doğrudan nüfuzunu azaltan bir başka etken olarak ifade ediliyor. Nitekim Irak’ta 14 yıldan bu yana ilk defa Washington tarafından desteklenen ve Irak’taki İran varlığına karşı çıkan bir başbakan göreve atandı. 

Irak’ta Ekim 2021’de yapılan parlamento ile İran’a muhalif Sadr hareketinin meclisteki çoğunluğu kazanması, Lübnan parlamento seçimlerinde İran’ın yakın müttefiki Hizbullah’ın kaybetmesi de İran nüfuzunun azalmasına neden oldu.

İran, bölgedeki vekillerinin gücünü kaybetmesine İran’ın içerideki ve bölgedeki gelişmeleri yönlendirmedeki rolünün zayıflamasına karşın, Tahran sert ve caydırıcı yapısını yeniden gözden geçirmeye başladı. Esasında, İran’daki dönüşüm, İsrail’in geçtiğimiz dönemde kendisine karşı yürüttüğü operasyonlara tepki olarak gerçekleşmişti. Tel Aviv, Haziran 2020’de İran’a karşı yeni bir strateji başlatmıştı. Tel Aviv’in 2024’e dek uygulamayı planladığı stratejisi İran’a yönelik suikastlara ve İran’ın caydırıcılığını büyük ölçüde azaltan küçük ve etkili askeri eylemlere dayanıyor.

İran, Ortadoğu’da “direniş ekseni” olarak isimlendirdiği gücü üzerindeki siyasi ve askeri kontrolünü yakında kaybedebileceği ve İsrail’in önleyici bir saldırı başlatma yeteneğine sahip olduğu için Tahran yönetimi, İran İslam Cumhuriyeti Ordusu’nu (Arteş-i Cumhuriye İslâmiye İran) yerli füze ve drone programlarını geliştirmeleri için İran Devrim Muhafızları’na dahil etmeye karar verdi. İran’ın yeni stratejisi, Devrim Muhafızları ile “Arteş” arasındaki silah boşluğunu kademeli olarak kapatmayı, gelecekteki çatışma senaryolarında doğrudan caydırıcılık kapasitesini artırmayı ve bölgesel nüfuzunun bir kısmını kurtararak, Irak, Lübnan ve Yemen’deki vekilleri üzerindeki kontrolünü güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bu stratejik değişim, İranlı askeri seçkinlerin İsrail’in önleyici saldırılarına, bölgedeki vekillerinin geleceğine ve uzun vadede ‘caydırıcılık’ stratejisini benimseme konusundaki karamsar bakış açısından kaynaklanıyor. 

İçişleri Bakanlığı, Irak vatandaşlığının verilmesine ilişkin grupların genişletilmesi için bir teklif sundu. 

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü, ‘çingeneler’ de dahil olmak üzere Irak vatandaşlığı verilecek grupların genişletilmesi için bir öneri hazırladı. Buna göre, Irak vatandaşlığı verilmesine ilişkin şartlar şöyle: 

  • Ebeveynlerden birinin ya da ikisinin Irak vatandaşı olması,
  • Ebeveynlerden birinin Irak vatandaşı olmaması halinde 10 yıllık ikametgahına sahip olması, 
  • Iraklı bir kadınla evlenen yabancı bir erkek veya Iraklı bir erkekle evlenen yabancı bir kadının 5 yıllık evlilik süresini doldurması. 

Bu kurallar, yasal bir çerçeveye göre düzenlendiği için kimse bu prosedürlerden istisna tutulmayacak.

Ekonomi Gündemi:

Üreticilerden tüketicilere petrol akışını izleyen küresel şirket  Kpler’e göre, Irak 2021’deki petrol ihracatının yüzde 15’ini Avrupa’ya gerçekleştirdi. Bu da günde 439 bin varillik petrol ihracatı anlamına geliyor. İhracat, bu yıl mayıs ayında hafif bir düşüşle günde 390 bin varile geriledi. 

Irak Petrol Pazarlama Şirketi Genel Müdürü, Avrupa Birliği’nin Rus deniz ithalatına yasak getirmeye çalıştığı dönemde, şirketin Fransız tüccarlarla Avrupa’ya ham petrol tedarik etme konusunda temasa geçtiğini ve Irak’ın bu konuda kararlı olduğunu da sözlerine ekledi. Şirketin müdürü, Irak’ın OPEC kararlarına bağlılığını vurguladı. 

Avrupa Birliği, 30 Mayıs’ta deniz yoluyla Rusya’dan petrol ithalatını yasakladığını duyurdu. Bu yasağın, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle kesintiye uğrayan küresel enerji akışını yeniden şekillendirmesi bekleniyor. Bu arada ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) Irak’ın ABD’ye mayıs ayında 9 milyon varilden fazla petrol ihraç ettiğini açıkladı.

EIA tarafından yayımlanan tabloya göre, Irak, ABD’ye günde mayıs ayında 9 bin 114 milyon varil ham petrol ihraç etti. Bu da günde 294 bin varillik petrole tekabül ediyor. Nisan ayında ise Irak’ın ABD’ye petrol ihracatı günlük ortalama 184 bin varil ile ay boyunca 5 milyon varile tekabül ediyor. EIA’ya göre Irak, geçtiğimiz ay ABD’ye yaptığı ihracat ile en fazla petrol ihraç eden ülkeler arasında Kanada, Meksika ve Suudi Arabistan’ın ardından dördüncü sıraya yükseldi. Öte yandan, Mayıs 2022’de Irak’ın Çin’e petrol ihracatı, özellikle Çin ve Hindistan rafinerilerinin Rus petrolünü cazip indirimlerle satın alma eğilimiyle beraber Irak petrolünün kademeli olarak terk edilmesine rağmen tuhaf bir şekilde yüzde 278 artış gösterdi. Çin Gümrük İdaresi, Irak’ın nisan ayında bağımsız Çin rafinerilerinden ayrıldıktan sonra ilk 10 petrol ihracatçısı arasında 8’inci sırada yer aldığını duyurdu. Irak’ın, kendi topraklarında çeşitli projeler yürüten Çinli şirketlere borçlu olduğu meblağlara karşın Çin’e petrol ihraç etmesi yukarıda bahsettiğimiz tuhaflığı anlamamıza yol açıyor.

Irak Ticaret Bakanlığı, Irak’ın yıllardır Dünya Ticaret Örgütü’ne üye olmak istediğini ancak yürürlükteki mevcut yasaların Irak’ın örgüte girmesini engellediğini duyurdu. Bakanlık, Irak’ın bu örgüte katılması için yeni bir vizyonun varlığını teyit ettiğini belirtti. Bakanlık, parlamentoya önümüzdeki dönemde örgütün kararlarıyla uyumlu yasalar çıkarma çağrısı yaptı. IKBY bölgesindeki hükümet kaynakları, başta ABD’li Exxon Mobil, Chevron ve Macaristan şirketi Molly olmak üzere bir dizi yabancı petrol şirketinin bölgedeki petrol sahalarından çekildiğini ortaya koydu. Şirketler, Duhok, Süleymaniye ve Erbil’de 19 noktadan geri çekildi.

IKBY, daha önce yaptığı basın açıklamasında, bu alanlar için kısa bir süre içinde yeni vizyonlar ortaya konacağını, başka şirketler için, bölgesel hükümet yararına gelişmiş bir yatırım sistemi içeren lisans sunma sürecinde olduğunu doğruladı. Özel bilgilere göre, Bağdat ve Erbil arasındaki sorunlar başladığından beri tüm petrol servis şirketleri bölgede isimleri olmadan faaliyet gösteriyor. Örneğin, Halliburton Company, Petrol Bakanlığı’nın bölgede faaliyet gösteren şirketlere uygulanan yaptırımlardan kaçınması için kendi birimlerinden biri olan “Boots and Coots” adına faaliyet gösteriyor.

Anadolu Yakın Doğu Araştırma Merkezi

Anadolu Yakın Doğu Araştırma Merkezi

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: