Irak RaporuRapor

Irak haftalık raporu | 25 – 31 Mart 2022

PDF OLARAK PAYLAŞ
PDF'i indirmek için tıklayınız
  • Irak Başbakanı Mustafa Kazımi, Akabe şehrinde Ürdün Kralı  Abdullah, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ve BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed ile bir araya geldi. 
  • Cafer el-Sadr, Başbakanlık adaylığına ilişkin “Tüm Iraklıları temsil edeceğim” dedi.
  • Üçlü İttifak, cumhurbaşkanlığı ve başbakan adaylarını açıkladı.
  • Lübnan, Irak’tan 950 milyon dolarlık borcunu ödemesini istedi.
  • Kürdistan Demokrat Partisi’nin Bağdat’taki genel merkezi yakıldı ve mallarına el konuldu.
  • Kürdistan Demokrat Partisi, üyelerinden birinin attığı rahatsız edici tweetten dolayı özür dilemek üzere Necef’e bir heyet gönderdi.
  • Irak, İsrail’den tazminat alma mekanizmasını araştırıyor.
  • Irak, Türkiye’ye su payını artırma çağrısı yaptı.
  • İkinci kez cumhurbaşkanlığı seçiminin başarısız olmasının ardından Sadr, Twitter’da şu açıklamayı yaptı: “Sizinle anlaşmayacağım.”

Siyaset gündemi:

Üçlü İttifak cumhurbaşkanlığı ve başbakan adaylarını açıkladı.

Irak’taki Sadr bloku, Kürdistan Demokrat Partisi ve Egemenlik İttifakı’nı içeren üçlü ittifak, Cumhurbaşkanlığı adayının Reber Ahmed, Başbakan adayının ise Muhammed Cafer El Sadr olacağını açıkladı. Bu arada Kürdistan Demokrat Partisi’nin Bağdat’taki genel merkezi Şii Koordinasyon Çerçevesi ile iltisaklı kişiler tarafından ikinci kez yakıldı. Sonuç olarak parti, bu eylemleri protesto etmek için Bağdat’taki faaliyetlerini durdurma kararı aldı ve Başbakan Kazımi’yi karargahı korumaktan sorumlu güçleri görevden almakla suçladı. 

Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin boykot edilmesi ve oturum için bir dizi başka blok nedeniyle Cumhurbaşkanı’nın ikinci kez seçilmesinin başarısız olmasının ardından Mukteda Sadr tweet atarak şu ifadeleri kullandı: “Sizinle uzlaşı içerisinde olamam. Böyle bir uzlaşı ülkenin sonu demektir.” Partilerin uzlaşmaya dayalı çabaları boşa çıkınca, siyaset gündemi, ilk noktaya geri dönmüş oldu. Görüşmelerin eksiksiz yapılıp yapılmadığının veya cumhurbaşkanının seçilip seçilmemesi bir yana; siyasi partiler arasında 4 ayı aşkındır  devam eden çekişmelerin nedeniyle erken seçim anlamsız hale geldi. Buradan yola çıkarak bu dönemde Irak’taki siyaset gündemini şu şekilde resmedebiliriz:

  1. Siyasi tabaka, kendi arasında anlaşacak bir formül bulamadı; dolayısıyla krizlere çözüm bulmaya kadir değil. Bu şekilde devam ederse, siyasi tabakanın siyasete hakim olamayacağı düşünülüyor.
  2. Medya üzerinden erteleme dilinin kullanılması ve taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını gidermeyi amaçlayan ulusal diyalog dilinden yoksun olunması, bir yandan kamuoyunun kazananlara yönelik güveninin kaybolmasına yol açmış, öte yandan da kazananlar arasına bir mesafe koymuş ve gelecekte aralarında herhangi bir anlaşma olmasını engellemiştir.
  3. Bölgesel ve uluslararası aktörlerin siyasi arenaya etkisi, iç aktörlerin etkisinden daha fazladır. Bu da siyaset sahnesini olumsuz etkilemiş ve dış aktörlerin arzularının bir aracı haline getirmiştir.
  4. Son dönemde bazı meselelerin acilen çözüme ihtiyaç duymasına rağmen dini otoritenin rolünün bulunmaması, bu otoritenin siyasi farklılıklardan uzaklaşma arzusu anlamına geliyor.
  5. Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin parlamentodaki oturumları  boykot etmesi, parlamentonun özellikle hukuk ve dış ilişkiler gibi en önemli komisyonlarında temsil gücünü kaybetmesine neden oldu.
  6. Siyasiler en büyük blok için savaşırken, vatandaşlar gıda krizi, bozulan bütçe gibi tüm zorluklara tahammül eden bir izleyici haline geldi.

Ekonomi gündemi:

  • Lübnan, Irak’tan borçlarını ödemesini istedi.

Irak-Lübnan İşadamları Konseyi Başkanı Abdulvedud el-Nusoli, Irak hükümetine, Lübnan’a olan 950 milyon dolar tutarındaki borçlarını ödemesi çağrısında bulundu. Bu meblağ, 1990 öncesi ve 2003 sonrası Lübnan’daki kamu şirketleri ve Irak’taki bakanlıklar ile yapılan proje ve kredi sözleşmelerini kapsamaktadır. El-Nusoli Lübnanlıların borçlarının akaryakıt ve mazot ihracatından ya da bundan sonraki aşamada iki taraf arasında yapılacak bir anlaşma çerçevesinde Irak ham petrolü üzerinden ödenebileceğini söyledi.

  • Türkiye’nin Irak’a yaptığı süt ürünleri ihracatının değeri 80 milyar dinar.

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) 2021 yılında, Irak’ın 80 milyar dinarlık alım yaparak Türkiye’den en çok süt ve süt ürünü ithal eden ülkeler arasında ikinci sırada olduğunu açıkladı. İstatistikler, pandemi nedeniyle tedarik zincirinin kesintiye uğramasına rağmen süt ürünleri ihracatının benzeri görülmemiş bir şekilde arttığını gösteriyor.

  • Irak, İsrail’den tazminat alma mekanizması üzerinde çalışıyor. 

Ulusal Güvenlik Danışmanı Qasim Al-Araji, 29 Mart’ta yapılan toplantıda, İsrail’in 1981’de Irak nükleer reaktörünü bombalamasına ilişkin tazminat talebi üzerinde çalışıyor. 1981 tarihli 487 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararına dayanan Irak tazminatı talep etme mekanizmalarını araştıran Al Araji, Irak’ın uluslararası hukuk ve tüzüklere uygun olarak haklarını elde etmesini sağlayan yasal yol ve seçenekler üzerinde duruyor. Bu adımın, tıpkı BAE ve Bahreyn gibi Arap ülkelerinin İsrail ile normalleşmesi gibi Irak ile İsrail arasında da normalleşmeye yol açmasından korkuluyor.

Anadolu Yakın Doğu Araştırma Merkezi

Anadolu Yakın Doğu Araştırma Merkezi

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: