Çin ve Tek Kuşak Tek Yol Girişimi

Çin ve Tek Kuşak Tek Yol Girişimi

Çin ve Tek Kuşak Tek Yol Girişimi

 

Giriş

 

Dünyanın en büyük altyapı projelerinden biri, bazen Yeni İpek Yolu olarak da adlandırılan Çin'in Tek Kuşak Tek Yol girişimidir. Çin Devlet Başkani Xi Jinping tarafından, Doğu Asya'dan Avrupa'ya uzanacak olan; Çin'in bölgedeki ekonomik ve siyasi etkisini büyük ölçüde artıracak çeşitli kalkınma ve yatırım girişimleri 2013 yılında başlatıldı. Bazı Batılı analistler projeyi Çin'in artan gücünün endişe verici bir uzantısı olarak görüyor. (Çin İpek Yolu Projesi, 2013). (1)

 

Ancak, birçok projenin maliyeti arttıkça, bazı Asya ülkelerinde muhalefet arttı. Çünkü bu ülkeler, projenin Çin'in nüfuz alanını genişletmeyi amaçlayarak, bölgesel kalkınmada bir Truva atı olabileceğine inanıyor.

 

Bu raporda, İpek Yolu Girişimi'ni, Çin'in bu projenin perde arkasında neyi amaçladığını ve projedeki hedef ülkeleri ile bölgesel ve diğer ülkelerin tepkilerini mercek altına alıyoruz.

 

Çin dış politikasının yaklaşımı

 

Burada jeopolitik eğilimlerini anlamak için Çin dış politikasının ana hatlarını ele alacağız.

 

Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Çin, ekonomik kalkınma merkeziyetine dayanan, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünü koruyan bir politika izlemedi. Çin, ekonomik ve askeri açıdan kalkınmaya ve ileri düzey güce ulaştıktan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olduktan sonra, aşağıdakilere dayalı bir dış politika uygulamamıştır:

 

  1. Polariteyi (Çok kutupluluk) gerçekleştirmek.
  2. Ekonomik çarkı etkileyenler de dahil olmak üzere, büyük devletlerle çatışmaya girmemek.
  3. Enerji güvenliğini sağlamak.
  4. Çin’i ekonomik bir güç olarak pazarlamak.
  5. Çin’in diğer ülkelerin işlerine müdahale etmeyeceğine söz vermek.
  6. Uluslararası sorumluluklarda büyük devletlerin diplomasilerini izlemek.

 

Çin dış politikasını açıklayan en önemli iki değişken; ekonomik faktör ve jeopolitik faktördür. Bu da İpek Yolu projesinin kapsamlı ve geniş çerçevesini temsil ediyor. (Çin Dış Politikası ve Uluslararası Rolün Güçlendirilmesi - 2005-2006). (2)

 

Tek Kuşak Tek Yol Projesi:

 

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 2013 yılında Çin ve çevre ülkeler ile Orta Asya, Orta Doğu,  Avrupa ve Afrika kıtaları arasında yeni ticaret kanalları açmayı amaçlayan "Tek Kuşak Tek Yol" projesini açıkladı. Proje, özellikle iki kara ve deniz yoluyla başladığı için devasa bir kıtalararası altyapı ağına dayanıyor. Karayolu ağlarının döşenmesine ek olarak ilk etapta demiryollarının inşasını da içeren projedeki yollar boyunca hizmet ağının geliştirilmesi bekleniyor. Deniz yolları ise ulusal sınırlar içinde ve dışında limanların kurulmasından ve geliştirilmesinden sorumlu tutuluyor. (Fasslabend, 2015). (3)

 

  • Kara Yolu:

 

Harita-1'de gösterildiği gibi, Spinjiang eyaletinden ve  Türkmenistan'daki Semarkand'a, daha sonra kuzey İran'a ve oradan Türkiye'ye ulaşan kara yolu, Tahran, Ankara ve İstanbul arasında demiryolu ile bir bağlantı kuruyor. Daha sonra Bulgaristan, Romanya, Moldova ve Ukrayna üzerinden kuzeydoğuya taşınarak , Polonya, Almanya, Hollanda

, Belçika, Fransa ve İtalya'da sona eriyor.  Ayrıca, kuzeye yani İngiltere'ye giden bir yol daha bulunuyor. (Fassalabend 2015). (4)

 

  • Deniz Yolu:

 

Harita-1'de gösterildiği gibi, İpek Yolu projesindeki deniz yolu ise şöyle; Fujian Eyaleti'ndeki Quanzhou'dan başlıyor, Çin'in Beihai ve Haikou (Hainan Yarımadası) limanlarından geçiyor, oradan Hanoi'ye (Vietnam) uzanıyor. Daha sonra Güney Çin Denizi'nden ve Malakka Boğazı'ndan geçtikten sonra, Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'a uzanıyor ve oradan Sri Lanka ve kuzeydeki Bangladeş'e kadar gidiyor. Daha sonra Hint Okyanusu'ndan geçerek, Nairobi'ye (Kenya), Afrika Boynuzu etrafında kuzeye doğru ilerliyor ve Süveyş Kanalı'nı aşarak Akdeniz'e geçiyor. İpek Yolu'nun kara yolu ile buluşacağı Venedik durağından önce Atina'da duruyor ve Pakistan limanlarından bir başka deniz yolu, İpek Yolu'nun kara yolu ile buluşmasının başlangıç ​​noktası oluyor. Bu limanlar, gaz ve petrol gibi enerji ağlarına ek olarak Afrika, Avrupa ve Latin Amerika pazarları için bir kaldıraç işlevi görüyor. (Fassalabend, 2015). (5) Harita-1 'de gösterildiği gibi.

 

 

pastedGraphic.png

 

Harita-1: İpek Yolu projesindeki kara ve deniz yolları.

 

Bazı çalışmalara göre Çin, 68 ülkede bu yol için altyapıyı geliştirmek üzere 8 trilyon dolar kredi ayırdı. (Fassalabend, 2015). (6)

 

İpek Yolu Projesiyle İlgili Uluslararası Tepki ve Pozisyonlar

 

Amerika Birleşik Devletleri: Washington, Pekin'in bu projeye ilişkin niyetlerine güvenmiyor. Pekin'in projesiyle mücadele etmek için güney ve orta Asya ekonomilerini geliştirmek için çalıştı. ABD'deki bazı analistler İpek Yolu projesiyle mücadele etmek için Asyalı ortaklarıyla ilişkilerini derinleştirmek için çağrıda bulundu. Washington projeyi reddediyor çünkü Washington bunu Avrupa ülkeleriyle Atlantik Ortaklığı için bir tehdit ve Amerikan şirketleri için bir rakip olarak görüyor. (Andrew, 2020). (7)

 

Avrupa: Orta ve Doğu Avrupa'daki birçok ülke bu projeyi kabul etmiştir. İtalya, Lüksemburg ve Portekiz gibi Batı Avrupa ülkeleri geçici iş birliği anlaşmaları imzalamıştır. Ancak Fransa gibi bazı ülkeler, Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 2018'de Çin'e yaptığı bir gezi sırasında projenin finansman yöntemlerinden dolayı ortak ülkelerini “yozlaşmış ülkeler” haline getirebileceğine dikkat çektiği için çekincelerini dile getirdi (BRATTBERG, 2019). (8)

 

Rusya: Rusya ve Batı arasındaki ilişki kötüye gittikçe, Başkan Vladimir Putin Avrasya vizyonunu İpek Yolu projesi ile ilişkilendirme sözü verdi. Başlangıçta, Çin'in Kuzey ve Orta Asya'daki geleneksel etki alanını genişleteceği endişesiyle projeye temkinle yaklaşmasına rağmen, Rusya projenin en hevesli ortaklarından biri haline geldi. (2019, Andrew, McBride). (9)

 

Hindistan: Çin için bölgesel bir rakip olan Hindistan, bölge ülkelerini bu projenin Asya ve Hint Okyanusu'nu kontrol altına almak için bir plan olduğuna ikna etmeye çalıştı. Bazı analistler, projeye ilişkin Çin'in Hint Okyanusu'ndaki komşuları üzerinde borç yükü oluşturması nedeniyle "İnci Dizi Stratejisi" olarak adlandırdıkları politikaya atıf yaparak uyarıda bulundu. Öte yandan Hindistan, Çin'in Keşmir bölgesi üzerinde uzun zamandır çatıştığı Pakistan'a destek vermesi nedeniyle projeyi reddetti (2019, Andrew, McBride). (10)

 

Japonya: Japonya'nın Çin'in bu projeyi inşa etmedeki çıkarları konusunda büyük şüpheleri var. Japonya'nın 2016'da Asya'daki altyapı projelerine 110 milyar dolar harcadığını, İpek Yolu projesi gibi benzer bir strateji ile Myanmar'dan liman geliştirme ve bağlanma planı olan Hindistan ve Japonya'nın, Asya'dan Doğu Afrika'ya bir deniz koridoru geliştirmesi üzerinde anlaştığını hatırlatmakta fayda var. (2019, Andrew, McBride). (11)

 

Çin’in Proje Hedefleri

 

Mal ve yatırım akışını teşvik etmeyi amaçlayan kapsamlı bir girişim olan proje, Çin için büyük ekonomik ve siyasi kazanımlar elde etme potansiyeline sahiptir. Çin, resmî açıklamalarında projeye ilişkin hedeflerini açıkladı. Bu hedefler; ihracat pazarlarının genişletilmesi, ulusal para biriminin uluslararası ticarete dönüşmesi için güçlendirilmesi, özellikle de proje için ulusal para biriminde altyapı finansman tahvilleri sunulması, aynı zamanda gümrük vergileri ve nakliye maliyetleri gibi ticari sürtüşmelerin azaltılması. Çin, ülkeye giren mallar için gümrük tarifelerini yükseltme politikaları ile baskı yapan ABD ile zorlu ticari ilişkilerinin gölgesinde uluslararası ekonomik ilişkileri güçlendirme güdülerine sahiptir. Çin, ayrılıkçı seslerin yükseldiği batı üretim bölgesinde yavaşlama yaşayan ve üretim sürecinin dışında kalan Batı Sincan eyaletinde ekonomik kalkınmayı artırmayı hedefliyor (Yiwei, 2015). (12)

 

Bazı çalışmalara göre, projenin potansiyel faydaları arasında; çimento, çelik ve inşaat şirketleri gibi bazı devlet şirketleri yerel ekonomiye hizmet etme yeteneklerini artırması da yer alıyor. Ancak Çin'de inşaat sürecinin yavaşlamasıyla bu şirketler, kaynakları için sınır dışından yatırım bulmakta zorlanıyor. Bu şirketlerin yatırım yapılmayan büyük bir finansal likidite rezervine sahip olmaları nedeniyle, rezervleri İpek Yolu üzerinde bulunan ülkeler için altyapı geliştirme projelerine yatırması mümkündür.

 

Proje, ticaret, yatırım, iletişim ve Asya ile Avrupa ülkeleri arasındaki hızlı erişim nedeniyle küresel ekonominin büyük bir bölümünü Çin'e yönlendirmeye yardımcı olabilir. Böylecek bu ülkelerin Çin'in ekonomik gücünü artırarak, Çin'e daha fazla bağımlı hale getirebilir. Bu, Çin'in bölgedeki ekonomik işleri düzenleyen kuralları ve standartları daha kolay formüle etmesini sağlayabilir. (Yiwei, 2015). (13)

 

Çin, doğrudan ekonomik hedeflere ulaşmanın yanı sıra, İpek Yolu’nun geçtiği ülkeler üzerinden siyasi ve ekonomik kazanımlar elde etmeyi de amaçlamaktadır.

 

 

 

Çin’in Hint Okyanusu’ndaki Hegemonyası

 

Çin, geleceğe yönelik Hint Okyanusu'ndaki hegemonya stratejisinin bir parçası olarak Hambantota, Colombo, Sri Lanka ve Bangladeş'e limanlar inşa ederek önemli yatırımlar yaptı.

 

İpek Yolu projesinin deniz yolu, Çin'in denizcilik hegemonya stratejisinin merkezi olan Hint Okyanusu'nda yer alıyor. Ayrıca Tayland'da tahmini 28 milyar dolar maliyetle bir Kra kanalı inşa etme planlarını da içeriyor. Hint Okyanusu ile Güney Çin Denizi arasındaki mesafeyi bin 200 deniz mili kadar kısaltacak ve Malakka Boğazı'ndaki güvenlik sorunları nedeniyle Çin'i bu boğaza daha az bağımlı hale getirecek. (Andrew, 2019, McBride). (14).

 

Orta ve Batı Asya’da’daki Çin Varlığı

 

Pekin Üniversitesi Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü başkanı Profesör Wang Jesse, İran, Türkiye, Güney Kafkasya bölgesi, Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan'ı da içererek “Çin batıya doğru hareket ediyor” dedi. Bu bağlamda Azerbaycan'dan İstanbul'a açılan demir yolu İpek Yolu hattının önemli bir parçası olacak. (Yiwei, 2015). (15)

 

Orta Asya'ya gelince, Pekin; Şanghay Örgütü'nden (kurucularından biri) yararlanarak tüm Orta Asya ülkeleri, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Rusya ve Özbekistan (Türkmenistan hariç) projeye dahil olacak. Çin'in Orta Asya hedefleri arasında şunlar yer alıyor; 48 milyar dolarlık yatırım, petrol ve gaz sahalarının araştırılması, geliştirilmesi ve özellikle Kazakistan ile Türkmenistan'ın enerji boru hattı projeleriyle Çin'e bağlanması. Batı Asya'da ise, Pekin, batı yaptırımlarının bir sonucu olarak İran'dan petrol almak için 120 milyar dolar ödedi. Bu meblağın neredeyse yarısı, İran topraklarından geçen İpek Yolu altyapı projelerinde kullanılacak.

 

Türkiye'ye gelince, Xi Jinping ve Erdoğan, Azerbaycan'ın başkenti Bakü ile Türkiye'nin Kars şehrini birbirine bağlayan bir demiryolu ağı kurmayı, daha sonra Boğaziçi tüneli üzerinden Avrupa Birliği'ne uzanan proje üzerinde anlaştılar. Proje maliyeti tahmini olarak 35 milyar dolar olarak hesaplandı. Böylece Çin bu ülkeleri de ekonomik olarak birbirine bağlayacak (Fasslabend, 2015). (16)

 

Çin’in Avrupa Birliği Stratejisi

 

Avrupa Birliği, İpek Yolu'nun deniz ve kara yollarının son varış noktasıdır. Çin özellikle Avrupa Birliği ile iş birliği yapmaya önem gösterirken, bunun karşılıklı çıkarları içeren geniş bir anlaşma olduğunu düşünüyor. Birlik, Pekin için önemli bir ticaret ortağı. Çin'in Avrupa ile hatta özellikle doğu ve orta Avrupa ülkeleri ile ilgili önemli sorunları olmadığına dikkati çekmekte fayda var.

 

Orta ve Doğu Avrupa'daki birçok ülke, Pekin'in 16 + 1 anlaşmaları ile Doğu ve Orta Avrupa ülkeleri ile ikili ilişkiler kurduğu ve bu anlaşmalar yoluyla Çin ile Doğu Avrupa ülkeleri arasındaki ikili görüşmeler yürütüldüğü için projeyi kabul etti. Çinliler, bu anlaşmanın Asya ve Avrupa arasındaki iletişimi artırmak ve böylece İpek Yolu projesini kolaylaştırmak için çok önemli olacağına inanıyorlar. Özellikle de bu ülkeler, Pekin'in Avrupa ülkeleri arasındaki konumunu güçlendirerek, Avrupa Birliği'ne girmeye aday konumdalar. Ayrıca, İtalya, Lüksemburg ve Portekiz gibi Batı Avrupa ülkeleri de İpek Yolu kapsamındaki projelerde iş birliği yapmak için geçici anlaşmalar imzaladılar (Yiwei, 2015). (17)

 

Çinli uzmanlar Avrasya'yı "dünyanın kalbi" olarak gören İngiliz jeopolitik analisti Halford Macinder'in görüşünü aktardı. Buna göre, Doğu ile birleşmesinin Çin'in dünya üzerindeki etkisini artıracağını, ABD'yi izole bir adaya dönüştüreceğini, Avrasya'nın insan medeniyetinin merkezine geri dönmesini ve böylece küresel siyasi coğrafyayı ve küresel vizyonu yeniden şekillendireceğini düşünüyorlar. Bu açıkça, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki Atlantik ötesi ortaklığı zayıflatıyor ve bunun yerine Çin-Avrupa Birliği ilişkilerini merkeze koyuyor.

 

Çin, İngiltere'nin Birlik'ten çıkışı ile ayrılmış bir AB'den yararlanarak,   Avrupa ülkeleriyle müzakere gücünü artırabilir. Çin, projelerini Avrupa ülkeleriyle aynı zaman aralığında önermiyor, çünkü Avrupa hükümetleri hızlı sonuçlarla düzenli seçim süreçlerinden geçiyorlar, bu süreç Çin'in İpek Yolu projeleri için anlaştığı Avrupa ülkelerinde iktidara gelen farklı partiler nedeniyle etkilenebilir (Yiwei, 2015) . (18)

 

Projenin Ülkelere Olumlu ve Olumsuz Etkileri

 

İpek Yolu projesinde yer alan ülkelere ilişkin ihtimaller, Çin'in başta küçük Asya ülkeleri olmak üzere birçok ülke ile imzaladığı sözleşmelerin içeriğinde netlik bulunmaması nedeniyle kayıplar ve kazanımlar olarak değişmektedir.

 

Hint Okyanusu Bölgesi

 

Myanmar: Ülke, Çin projesini kabul etme konusunda isteksiz davrandı. Myanmar hükümeti, Çin'in artan etkisi ve projeye potansiyel çevresel zarar konusundaki endişeler nedeniyle ülkedeki en büyük Çin yatırım projelerinden biri olan Maiston Barajı'nın yapımını durdurdu. Bugün, proje hala unutulmuş durumda. Ancak Çin, 2018 yılında ülkedeki ticari projelere 15 milyar dolardan fazla yatırım yaparak Myanmar'daki en büyük yatırımcı oldu ve olmaya devam ediyor.

 

Malezya: 2018'de Başbakan seçildiğinde Mahathir Bin Muhammad, İpek Yolu proje girişimlerine karşı, İpek Yolu ile ilgili birçok projenin eski Cumhurbaşkanı Necip Abdul Razzaq tarafından yasadışı olarak kabul edildiğini iddia eden bir kampanya başlattı. Göreve geldiğinde, ülkedeki Çin etkisi, özellikle Malezya'daki Çin endüstriyel yatırımındaki artış ve Çin hükümetinin Sincan'daki Müslüman Uygurlara yaptığı muameleye duyulan öfke nedeniyle 28 milyar dolarlık projeleri iptal etti.  (Fasslabend, 2015).

 

Sri Lanka: Çin, altyapıyı geliştirmek için Sri Lanka'ya kredi verdi, ancak devlet ödeyemedi. Bu da daha sonra Çin'i aldığı krediler karşılığında kendi sahilinde bir liman vermeye zorladı. Bu, Çin'in İpek Yolu projesini geliştirmesi için ülkelere verdiği kredi politikasının sonuçlarının olumsuz ve endişe verici senaryolarından biridir.

 

Orta Asya Ülkeleri

 

Pakistan: Pakistan, ticaret trafiğinin limanlarından yararlanarak, Çin ile bir kara köprüsü ile bağlandıktan sonra jeopolitik konumunu güçlendireceği için projenin faydalanıcılarından biridir. Çin’de Kaşgar’dan Pakistan’daki Gwadar’a kadar uzanan karayolları, demiryolları, boru hatları ve optik kablolar dahil olmak üzere çok çeşitli altyapı projelerini içeren 3 bin kilometrelik bir koridoru oluşturuyor. Ancak bu proje için planlanan toplam yatırımın yarısından fazlası enerji santralleri gibi enerji projelerine kullanılacak. Pakistanlı liderler de bu programı Pakistan ekonomisini geliştirmek ve uluslararası ekonomiye bağlamakta önemli görüyorlar. Pakistan Başbakanı İmran Khan, Gwadar Limanı’nda faaliyet gösteren devlete ait Çin Liman Holding Şirketi’ne vergi muafiyeti sağlamak gibi projeye yönelik adımlar attı. İpek Yolu’nun önemli bir parçası olan Gwadar Limanı, Pakistan hükümeti tarafından 2059 yılına kadar China Ports Holding Company’ye kiralanmıştır.  (Fasslabend, 2015). (20)

 

Türkmenistan ve Özbekistan: Bir yandan enerji kaynakları bakımından zengin ülkeler olarak kabul edilirken, diğer yandan coğrafyalarının doğası gereği limana sahip değiller. Bu da bu ülkeleri kaynaklarının ihracatı veya ihtiyaçlarının ithalatında sınırlı hale getiriyor ve komşu ülkelere duydukları ihtiyacı artırıyor. Bu ülkeler petrol ve doğal gaz rezervlerini Avrupa ülkelerine ihraç etmeye çalışıyor. Topraklarından geçen İpek Yolu, buradaki ithalat ve ihracatı genişletmek için bir çözüm teşkil ediyor.

 

Türkiye: İpek Yolu projesindeki en önemli ülkeler arasında yer alıyor. Çünkü Türkiye, projede önemli bir rol oynayarak, karayolu, köprü ve tünel ağlarıyla büyük gelir elde edecek; Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Çanakkale Köprüsü, Kars Hızlı Tren Hattı gibi. Ayrıca özellikle Mersin Limanı olmak üzere Akdeniz limanlarına uzanacak. Bu da Kuzey Afrika için bir dağıtım noktası olabilir.

 

Bu bağlamda proje son derece önemlidir, çünkü Türkiye'ye Çin ve Orta Asya ülkeleri ile ekonomik ve politik bağlarını geliştirme ve yeni ittifaklar oluşturma fırsatı sunmaktadır.

 

Görüldüğü gibi, Türkiye, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan jeopolitik konumu nedeniyle İpek Yolu'nun güçlü bir mütehakkimi haline gelecektir. İkinci olarak ise, İpek Yolu olarak da adlandırılan Bakü - Tiflis - Kars demiryolu Türkiye ile iş birliği içinde gerçekleştirilmiştir. Bu hat, İpek Yolu projesinde orta şerit olarak adlandırılan parçanın en önemli bileşenlerinden biridir. Hat, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'den, Gürcistan'daki Tiflis ve Ahilkik şehirlerinden geçerek, Harita-2'de gösterildiği gibi Kars şehrine uzanacak. Demiryolu üç ülkeyi ekonomik olarak birleştirmeyi hedeflemektedir, demiryollarının toplam uzunluğu 838.6 km'dir. Bu hattın etkinleştirilmesiyle Çin, Kazakistan, Türkmenistan, Hazar Denizi ve Azerbaycan'a, daha sonra Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya nakliye ve lojistik işlemlerini gerçekleştirebilecek. Bu proje sayesinde, Çin'den ayrılan gönderiler, hattın toplam uzunluğu sayesinde iki hafta içinde Avrupa'ya ulaşabilecek. Tahran ve Ankara'yı birbirine bağlayan bir demiryolunun varlığı nedeniyle Avrupa'ya giden tüm kara yolları Türkiye'den geçecek. (AKÇAY, TÜRKİYE-ÇİN YENİ İPEK YOLU PROJESİ KAVRAMI). (21)

 

 

pastedGraphic_1.png

 

 

Harita-2: Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı

 

Türkiye'nin stratejik konumu sayesinde İpek Yolu projesinden kazanacağı avantajlara rağmen, Türkiye, özellikle sanayisini geliştirmek ve ihracat seviyesini yükseltmek istediği için mevcut dış ticaret açığının yükselmesinden endişe etmektedir. Bu projenin uygulanması, Türkiye'nin uluslararası pazarlara ihracatının azalma olasılığı anlamına gelmektedir.

 

Projenin önündeki potansiyel engeller

 

Tek Kuşak Tek Yol projesi, altyapısını finanse etmek için büyük miktarda borç yükünün altına giren bazı ülkeler için muhalif görüşlere yol açtı. Krediler, Bangladeş ve Sri Lanka'da olduğu gibi diğer ülkelerin politikalarını etkilemede Çin aracı olarak görülmeye başlandı. Hindistan ve Malezya gibi bazı bölge ülkeleri projeye karşı çıktı.

 

Buna ek olarak, bu projedeki bir dizi mekanizma ile Çin, aşağıdakileri uygulayarak küresel ekonomiyi düzenleyerek birçok uluslararası tarafın muhalefetini artıracak:

 

  • İpek Yolu'nun inşa edilmesinden sonra uluslararası pazarda rekabet edebilmek için Çinli şirketlerin büyümek için birleşmesi (Bu şirketler Çin devletine aittir) ve daha sonra bu şirketlerin Avrupa ve Amerikan çokuluslu şirketlerinde hisse satın alması, böylece Çin devletini şirketleri aracılığıyla yabancı şirketlerde etkili bir faktör haline gelmesi sağlanır. Ancak Avrupalı ​​ve Amerikalı şirketler Çin devletine ait olduğu için Çinli şirketlerden hisse satın alamazlar.
  • Amerikan ve Avrupalı ​​çok uluslu şirketlerin şu anda uluslararası pazar üzerindeki kontrolleri nedeniyle kalite ve emtia fiyat değerlendirmeleri uyguladığı gibi Çin de malların değerini değiştirmeye çalışıyor. Bu durum,  ihracatçılar ve tedarikçiler arasındaki kompleks ilişki ağı ve uluslararası pazarda kullanılan ekonomik işlem yöntemleri aracılığıyla gerçekleşmektedir.
  • Proje sayesinde Çin, Asya ve Avrupa arasındaki coğrafi (deniz, kara) yolları birbirine bağlayan sınır kapılarını ve geçişleri kontrol edebilecek ve bölgede önemli bir rol oynayacaktır.
  • Projenin önündeki en büyük engel, İpek Yolu projesinin geçeceği ülkelerde var olan siyasi, ekonomik ve yasal sistemler arasındaki büyük farklılıklar. Özellikle gümrük koruma, ülkeler tarafından uygulanan vergi prosedürlerine ilişkin yasa ve yönetmelikler farklılık gösteriyor. Bu araçlar için uygun ve uyumlu koşullar yaratmaya ihtiyaç duyulacaktır.

 

Tüm  bunlar, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri'ni projeyi engellemeye itecektir. Çin, projesinin başarısındaki birçok engelin üstesinden gelmek için uğraşacak. Yatırım tekliflerinin, özellikle Orta Asya ve Hint Okyanusu'nun bazı ülkelerindeki altyapı projelerinin kaybolması beklendiği için, Çin'e güven duymayan ülkelerden gelebilecek sert tepkilerle karşılaşabilir. Bu da, faydadan daha çok zarara yol açabilir. Örneğin, Kırgızistan'daki en büyük Çin yatırımı olan Kara Palta petrol rafinerisi son yıllarda büyük sorunlarla karşılaştı. Tayland'da ise hükümet, henüz uygulanmayan 9.9 milyar dolarlık Tayland-Çin yüksek hızlı demiryolu projesini finanse etmek için hala Çin ile müzakerelerde bulunuyor. (MAÇÃES ​​BRUNO, 2016). (22)

 

Özet

 

Çin İpek Yolu girişimi, özellikle inşaat malzemeleri endüstrisinde Çin yeteneklerinden kaynaklanan yurtiçi ekonomik baskılar ve yavaş ekonomik büyüme ve üretimin bir kombinasyonundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Çin, İpek Yolu'nu uygulamak için yaptığı büyük yatırımlardan, bazı yerel ve bölgesel faydaların yanı sıra Çinli şirketlerle kıtalararası altyapı ve kredi imkanları geliştirecek. Ayrıca, petrol ve doğalgaz gibi hayati enerji kaynaklarının ulaştırılmasında stratejik bir nokta olan Pakistan'ın Gwadar Limanı gibi taşımacılık ağını çeşitlendiren, Çin gemilerinin ticari ihracatının ve Çin gelirlerinin çoğunun geçtiği Malakka Boğazı'ndan geçişini azaltacak olan bu tip noktalara yönelik kontrolünü arttıracak.

 

Çin, İpek Yolu politikasını etkilemek için geçtiği ülkelerde altyapıyı geliştirme ile özellikle demokrasiden yoksun, hukukun üstün olmamasından yakınan ve yolsuzluk göstergelerinin yüksek olduğu Orta ve Güney Asya'da kendi çıkarları için finansal kredi kullanma yoluna gidebilir. Bu ülkelerin bazıları, bütçelerindeki azalmayı telafi etmek için kredi kabul etmeye zorlayan ekonomik sorunlardan muzdariptir. Bu borçların yükselmesi, bu ülkelerin egemenliklerini kaybetmelerine yol açacaktır. Pekin, Doğu ve Orta Avrupa pazarlarına girmeyi başardı. Bu durum, söz konusu ülkeler ile ABD arasında imzalanan ekonomik anlaşmaları değerlendirmek için onlara pazarlık avantajı sağlayacaktır.

 

Pekin'in kendi lehine gerçekleştirmeyi hedeflediği uluslararası ekonomik sistemin değişmesi ile ilgili bazı gerekçeleri var. Bu da Batı ülkelerini, özellikle Avrupa ülkelerini ve ABD'yi projeyi reddetmeye itti.

 

Projenin yaşadığı engellere rağmen, uzun vadeli bir plan ve birçok proje hala planlama aşamasında ve önümüzdeki yıllarda tamamlanmayacak. Çin yatırım teklifleri farklı tepkilerle karşılandı. Projelerden bazıları başarılı olurken, bazıları başarısız oldu. Bununla birlikte, Çin özellikle Hint Okyanusu bölgesinde ve Orta Asya'da güçlü ekonomik ve siyasi bağlar kurma esnekliğine ve yeteneğine sahiptir.

 

Kuşkusuz, İpek Yolu kavramı ciddiye alınmalı ve Çin dış politikasında ve önümüzdeki 10 yıldaki hareketlerinde önemli ve belirleyici bir faktör olacak. Bu proje, Çin'in ekonomik ve coğrafi araçları üzerinden uluslararası bir kutba dönüşme arzusunda öncü olacak.